Birçok dünya ülkesinde bilim adamları, korona virüsünün yol açtığı ölümleri önlemek için ilaç ve aşısını bulma çalışmasını sürdürüyorlar aralıksız şekilde ve arzulanan olumlu sonucun ne zaman alınacağı noktasında sağlıklı bir tahmin yapmak mümkün değil maalesef... Bunun içindir ki, ölümcül virüs zararlarının asgari düzeyde kalmasına yönelik alınmakta olan önlemlere harfiyen riayet etmenin kaçınılmazlık arzettiğine bir kere daha dikkat çekerken, virüs tehlikesinin söz konusu olmaktan çıkması sonrasında, ülkelerin öncelikli olarak ekonomik alanda karşı karşıya kaldıkları tahribatı onarmayı hedefleyecekleri gerçeğine de dikkat çekmek isterim ayrıca... Kimsenin şüphesi olmasın ki, başka ülkelerdeki zenginlikleri sömürmek için binlerce insanın ölümüne, milyonlarcasının başka ülkelere sığınmalarına aldırış etmeyenler, virüsün yok edilmesinden sonra insanlıkla bağdaşmayan tutumlarını daha etkili şekilde sürdürmek isteyeceklerdir ve bu gerçeği görmezlikten gelmemeli emperyal güçleri kınayanlar... Dünyamızdaki emperyal güçlerin kimler olduğu ve onların da virüsler gibi tehlike teşkil ettikleri biliniyor bilinmesine elbet ama verdikleri zararların asgari düzeyde kalması için gereken önlemler alınmıyor yine de... Bu virüslerin şerrinden korunmak için mümkün mertebe onlardan uzak kalmak, ekonomik ilişkiler bağlamında kendilerini palazlandırmamak en önemli etken ise de bunları önemseyen olmamakta... Okyanus ötesinden Ortadoğu'ya gelerek buradaki zenginlikleri sömürme hedefi güden ABD, emperyal güçlerin başını çeken en tehlikeli ülke olmasına rağmen, kendisine gerekli tavır konmamaktadır ve ülkemizden bir örnek vermekle yetineceğim sadece... Bu ülkenin Kıbrıs Barış Harekatları esnasında bizlere "Silahımı kullanma" dediği, yine bir zamanlar ilaç sanayiinde kullanılan Haşhaş için "Ekmeyin" diye çıkıştığı, oluşturulan Çekiç Güç'ü o süreçte aleyhimize nasıl kullandığı, Suriye'de yaşanan gelişmelerin başlangıcında kendisiyle birlikte hareket ettiğimiz halde, bu ülkede ülkemiz bekası için tehlike arz eden bazı terör örgütlerine silah ve malzeme desteği vermemesini sık sık dile getirdiğimiz halde umursamayarak destek vermeye devam ettiği, ortaklaşa güvenli bölgeler oluşturma görüşünden nasıl vazgeçtiği ve en önemlisi 15 Temmuz 2016'da ülkemizi alçakça ele geçirmeye kalkışan bir haini yargılanmak üzere ülkemize göndermeyerek barındırmayı sürdürdüğünü bilmekteyiz ama yıllardır "Müttefik" ve "Stratejik ortak" diye ifade edilmektedir halen... Bir ara bu ülkeyle olan ticaret hacminin 100 milyar dolara ulaştırılmasının hedeflendiği söylemlerini de anımsadığımda, niçin kendisinden kopamadığımızı düşünmeden edemiyorum doğrusu.. Çok net şekilde gözler önündeki bu fotoğraf, emperyal güçlerin neden uzun yıllar bu güçlerini sürdürebildikleri gerçeğini belgelemektedir kanımca... Başka ülkelerden gördüğü destek olmazsa, böylesine istediği gibi at koşturamazdı asla!..