Metin Arıtürk

EMPERYAL GÜÇLER HER ZAMAN PUSUDALAR!

Metin Arıtürk

Çıkarları için hedef tahtasına oturttukları ülkelerde kardeşi kardeşe vurdurarak binlerce kişinin hayatını kaybetmesine, milyonlarcasının vatanlarını terk ederek başka ülkelere sığınmasına sebebiyet veren emperyal güçler, menfaatlerini uzun ömürlü kılmak için her zaman pusudalar ve el attıkları ülkelerde istismar kapılarının daima açık kalmasına yönelik senaryoları devreye sokmada başarılı oluyorlar maalesef...

18 Aralık’ta Tunus’ta start alan ve “Arap Baharı” olarak ifade edilen protestolar, daha sonra bazı Arap ülkelerine de sıçramış ve yaşanan gelişmeler kimileri tarafından “Arap halkının uyanışı” olarak lanse edilirken, emperyal güçler “Ortadoğu’da demokrasiyi geliştirme...” adına otokratik yönetimleri devirme arzularına destek verdiklerini iddia ettiler ama, bunun gerçeği yansıtmadığı, gün ışığına kavuştu kısa zaman içinde...

Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkelerinde değişimlere yol açan Arap Baharı’nın, el atılan ülkelere demokrasi getirmediği, “Bahar”ın yaşatılmak istendiği Suriye’de devam eden gelişmelerden anlaşılmakta... Afrika’da ve Irak’ta daha önce yaşanan malum gelişmelerden ders çıkarılmamış ve “Arap Baharı senaryosu” ile başka ülkelere el atan emperyal ülkeler, kardeşi kardeşe vurdurarak ulaşıyorlar amaçlarına... 11 Eylül 2001 tarihinde ABD’de yaşanan ve 3 binden fazla kişinin ölmesine neden olan  terör olaylarının ardından Afrika’ya giren ve 20 Mart 2003 tarihinde de “Irak’ı Özgürleştirme Operasyonu” diyerek bu ülkeyi işgal eden emperyal ülke; diktatör Saddam’ı devirip Irak halkını demokrasiye kavuşturacağını dile getirirken, ülkede üretilen biyolojik silah bulunduğunu da iddia etmiş, bölgeye zarar vermesini engellemeyi hedeflediğine de vurgu yapmıştı anımsanırsa... Oysa, Irak bölünmüş oldu ve kanlı olayların halen sonlanmamasının acısını çekmeye devam eden ülke halkı gerçeği anladıysa da iş işten geçtiğinin farkında şimdi... Suriye için siyasi çözüm üretmek gayesiyle “Garantör ülkeler” olarak bir araya gelen Türkiye-Rusya ve İran’ın ne zaman kalıcı bir çözüm sağlayabilecekleri bilinmemekte...

“Arap Baharı”na tabi  tutulan komşu ülke; binlerce vatandaşının yaşamını yitirip, milyonlarcasının başka ülkelere sığınmak mecburiyetinde kalması nedeniyle en ağır bedeli öderken, ekonomik açıdan büyük zarar gördü ülkemiz de... Sayıları kesin bilinmeyen ve milyonlarla ifade edilen Suriye’liyi ülkemiz barındırıyor ve en çok yoğun oldukları İstanbul’da  bazı güzergahlardan geçerken, kendimi Suriye’de sandım adeta...

“Arap Baharı”nı yaşayan ülkelerde istismar kapılarının en önemlileri; işsizlik, kötü yaşam koşulları, ifade özgürlüğünden yoksunluk ve siyasal yozlaşmadır kanımca... Bu olumsuzlukları fırsat telakki eden emperyal güçler, Müslüman ülkelerde mezhepçiliği de körüklüyorlar ayrıca... Dikkat edilirse, çıkarları nedeniyle zaman zaman sürtüşen emperyal güçler, birbirlerine zarar vermekten kaçınıyorlar ve bu tutumları, el altından uzlaştıkları görüşlerine haklılık kazandırmakta... Acımasız olan bu güçlerin asıl hedefleri ortada olduğuna göre, onların hedef tahtasına oturmamak için çok dikkatli olmaları gerekir bu coğrafyada yer alanların...

Yazarın Diğer Yazıları