Metin Arıtürk

DEMOKRASİNİN VAZGEÇİLMEZLERİ

Metin Arıtürk

“Demokrasinin vazgeçilmezleri” diye ifade edilen siyasi partiler, belirledikleri bir program etrafında toplanarak siyasi iktidarı elde etme, ya da paylaşma amacını güden örgütlenmiş kuruluşlardır ve ülkemizde çok partili döneme geçildikten sonra kavuşturulduğumuz demokrasinin daha da geliştirilerek millet ve memleket menfaatlerini en iyi şekilde gözetleyecek konuma taşınacağı umut edilirken siyasetle uğraşanların “Küçük olsun, benim olsun” zihniyetleri, tek partili dönemde uygulanan demokrasiyi bile aratır olmuştur maalesef…

Ülkemiz gündeminde iki yeni siyasi partinin kurulmasına yönelik çalışmalardan söz edilirken, siyasetin önümüzdeki günlerde ısınacağını gözler önüne seren durumlarla karşı karşıyayız ve refahsızlıktan uzaklaşan halkımız, dikkatle izlemeyi sürdürüyor siyasi ikbali hedefleyen gelişmeleri… Ülkemizde çok sayıda siyasi parti var ve bunlardan parlamento çatısı altında yer alanların sayısı malum… TBMM çatısı altında girme şansı bulan siyasi partiler yanı sıra kendinden söz ettiren diğer bazı siyasi partilerin oluşumları incelendiğinde, tümünün mevcut bir siyasi partinin içinden geldikleri  anlaşılacaktır kanımca…

Siyasi partilerin doğurdukları siyasi partilerden biri de AK Parti’dir ve 17 yıldır tek başına iktidar olan bu siyasi partiden ayrılan önde gelen bazı isimler, önümüzdeki günlerde yeni bir siyasi parti oluşturma çalışmalarını sürdürmekteler bilindiği gibi… AK Partide en üst düzeyde görev yapmış olan Davutoğlu ile Ali Babacan, ayrı ayrı kuracaklarından söz edilen siyasi partilere vücut buldurarak yaşama geçirmiş olsalar bile siyasi zihniyette önemli bir değişiklik olmayacak, “Daha çok demokrasi” beklentisinde yine umduğunu bulmayacaktır halkımız… Çünkü,  AK Partide üstlendikleri önemli görevler esnasında parti içi muhalefet görevlerini yapmadıkları gerçeği gün ışığında… Bunu söylerken, bazı icraatları nedeniyle şimdi eleştiriliyor olmalarının da halkımızı düşündürdüğünü de vurgulamak isterim ayrıca…

Ülkemizin sorunlarını ve halkımızın beklentilerini çok iyi bilen kabiliyete sahip insanlarımız çoktur ama, siyasete soyunamıyorlar “Küçük olsun, benim olsun” zihniyeti ile hareket edenlerin öngördükleri uygulamalar nedeniyle… Demokrasinin çoğulcuğu öngörmesine rağmen, milletin vekaletine talip olanlar için önseçim yapılan yerlerde oy kullanan sayısı yüksek tutulmuyor ve son zamanlarda çoğu siyasi parti önseçim yapmaya bile gerek duymamakta… Geçmiş yıllarda ön seçimde oy kullananların sayısı nedeniyle; “Bir avuç delegenin iradesi” deyimi kullanılarak tepki gösterilmekteydi ve bu tepkiyi dikkate alan hiçbir siyasi parti olmamıştır günümüze dek…

Daha önceleri demokrasinin çoğulculuğu öngördüğünü  vurgulamaya çalıştığım yazılarımda; bazı futbol kulüplerinin başkanlarını seçenlerin sayısı 20 binken, ülke yönetimine talip bir siyasi partinin genel başkanını 1200-1500 delege seçiyor olmasının demokrasiyle örtüşmediğine dikkat çekiyordum ama Siyasi Partiler ve Seçim yasalarında gereken değişikliği, anlaşıldığı kadarıyla istemiyor siyasiler… Bu durumda seçmenlerimiz, uzun müddet yerlerini koruyan siyasi parti liderleri ve etraflarındaki bir avuç partilinin inisiyatiflerine göre tanzim edilerek önlerine konan aday listelerine oy kullanmak mecburiyetinde kalmaktalar ve bu mecburiyetin ortadan kaldırılmasını hedefleyen olmayacak gibi…

Bu gerçekleri göz önünde bulundurduğumda; mevcut siyasi partilerden koparak yeni siyasi partilere vücut buldurmanın arzulanan sonuçları vermeyeceğini düşünmeden edemiyorum doğrusu… Ülkede mağduriyet yaşayan milyonlarca insanımızı tek çatı altına toplamayı hedefleyen bir siyasi parti oluşturulursa, çok daha hayırlı olur derken, sadece emekli yurttaşlarımızın seçme tercihlerinin dahi, bu çok önemli konuda beklenen sonucu vereceğinin altını çizmek isterim ayrıca…

Yazarın Diğer Yazıları