Metin Arıtürk

BÜYÜME, ÜRETİME DAYALI OLMALIDIR!.

Metin Arıtürk

Ülkemiz ekonomisinde meydana geldiği belirtilen büyümenin vatandaşlar tarafından hissedilmediğini yakınmalarından anlıyor ve bu gerçeğin dikkate alınmadığına hükmediyorum başkaları gibi… Bu konuda yapılan bazı değerlendirmelerde, gerçekleştiği ifade edilen büyümede tüketimdeki harcamaların önemli rol oynadığı vurgulanırken; büyümenin tüketime değil, mutlaka üretime dayalı olması gerektiğinin de altı çizilmekte…

Talebi arttırmak için piyasaya devamlı para akıtma imkanı olmadığına göre halkın, dolayısıyla devletin gelirinde devamlı bir artışın hedeflenerek gerçekleştirilmesi, kaçınılmazlık arz etmekte… Güçlü ekonomilerde gelirin kaynağı üretimdir ve daha çok üretme hedefi güdülürken, üretileni pazarlama noktası göz ardı edilirse istenen sonucu almak mümkün olmaz yine de…

Ekonomik kararların ve uygulamaların temelini oluşturan fiyat istikrarını dikkate almayan politikaların başarı şansı sınırlıdır ve bu gerçeği göz önünde bulunduran vatandaşlarımız, yetkili ağızlarca açıklanan büyüme oranlarının kendilerine yansımadıkça, bir anlam taşımayacağını seslendirirlerken; “Refahın artmasına vesile olmayan ekonomik büyümenin, halkımız nezdinde hiçbir önemi yoktur…” diyorlar, refahtan uzaklaştıkları için…

Büyümenin üretime dayalı olarak gerçekleşmesi beklentisi hayata geçirilmediği taktirde, tüketimdeki harcamalar bir müddet sonra azalacak ve ekonomide gerçekçi bir büyüme şansını yakalamada da rötar yapmış olacağız haliyle.. Üretimimizi arttırabilmede iç ve dış yatırımcılar için uygun yatırım ortamı oluşturma, en önemli husustur elbet… İş adamları yatırım yaparlarken, kazançlarını düşünürler ve nerede yatırım yapacaklarsa orada güvenlik konusunu dikkate alırlar öncelikli olarak… Yani huzursuzluğun söz konusu olduğu bir yerde, yüksek kazanç sağlayacak olsalar da yatırım yapmazlar asla!.. Yabancı yatırımcılarsa çok daha hassasiyet içindeler başka ülkelerde yapacakları yatırımlar bağlamında… Tesis kuracakları yabancı ülkelerdeki yargı sistemi, demokratik şartlar, siyasi istikrar, insan hakları ve benzer durumları münasip görmeseler, gitmezler o ülkelere…

Üretime dayalı büyümenin kaçınılmazlığına yönelik gerekli adımlar ne zaman atılacak bilmiyorum ama, çok elverişli olan Tarım ve Hayvancılık potansiyellerimizin içinde bulundukları konuma baktığımda, karamsarlık duyuyor ve  üzülüyorum her iki sektörü geliştirmeye yönelik ciddi önlemler alınmadığından… Daha çok üretme konusunu önemsemediğimizdendir ki, ithalatımız ihracatımızı adeta ikiye katlamaktadır ve bu durumu tersine çevirmeyi başaramaz isek yakın bir gelecekte, ithalata olan bağımlılığımız daha da büyüyecek ve bu olumsuzluk büyük bir talihsizlik teşkil edecektir ülkemiz ve halkımız için…  Bu nedenle, büyümenin üretime dayalı olması hususunun önemsenerek gereğinin yapılması beklentisine dikkatini çekiyorum etkili ve yetkililerin!..

Yazarın Diğer Yazıları