Ağustos ayının, toplumumuzda ayrı bir yeri vardır diğer aylara göre... İstiklal Savaşımızın kaderini tayin eden eşsiz zafere, bu ayın 26’sında şafak vakti start verilen Büyük Taarruz ile ulaşılmış ve işgal güçleri hezimete uğratılarak dünya tarihinin en büyük kahramanlık destanlarından biri gerçekleştirilmişti 30 Ağustos’ta...
Kurtuluş mücadelemizin mimarı önder Atatürk’ün Büyük Taarruzu bizzat yönettiği için Başkomutanlık Meydan Muharebesi olarak da ifade edilen ve eşsiz bir zaferle noktalanan savaş, ülkemiz tarihinin en önemli dönüm noktasıdır aynı zamanda... Halkımız, 26 Ağustos 1922 sabahında başlatılan ve 30 Ağustos’ta kesin bir zaferle sonlanan tarihi zaferin 98. Yıldönümünü, pandemi salgını nedeniyle geniş çaplı etkinliklerle kutlama şansı bulmayacaktır maalesef... İçişleri Bakanlığımız; İl Valiliklerine gönderdiği genelgelerde kutlama etkinliklerinin ne şekilde gerçekleştirilmeleri gerektiğini iletmiş olmasının aydınlığa kavuşması üzerine “Genelge ile bayramın kutlanmasına yasak getirildiği”ni dile getiren haberler nedeniyle yazılı bir açıklama yaparak herhangi bir yasağın söz konusu olmadığını, koronavirüs salgını yüzünden alınması öngörülen önlemlerin böyle bir kısıtlamayı gerekli kıldığını dile getirdi ve bundan bir müddet önce bazı milli bayramlarla dini bayramlarda benzer kısıtlamalara gidildiğine vurgu yaptı ayrıca...
Salgının yaygınlaşmasına yönelik önlemlerden biri sosyal mesafeye uyma kuralıdır ve söz konusu kural; mümkün mertebe kalabalıklardan uzaklaşmayı gerektirmekte... Herkesin ilgililerce açıklanan maske takma, sosyal mesafeye uyma ve temizlik kurallarına riayet etmesinin kaçınılmazlık arz ettiğinin altını çizerken, koronavirüsün yaygınlaşmamasını hedefleyen kararlara da saygı göstermeleri gerektiğini vurgulamak isterim aynı zamanda... Bunu söylerken, sosyal mesafeye en iyi şekilde uyabilmenin; azami duyarlılıkla kalabalıklardan uzak durmak olduğuna göre, bu tavsiyeyi herkesin dikkate alması gerektiğini de belirtmek isterim bir kez daha ve özellikle “Kurallara uyun” çağrısında bulunanların bu konuda çok daha duyarlı davranmaları gerektiği görüşünün paylaşıldığını da ifade ediyorum samimiyetle... İstanbul’da bu konuda yapılan değerlendirmelerde; “Kalabalıklar oluşmamasına yönelik alınan önlemler elbette önemlidir ve bu uygulamanın her etkinliğe şamil kılınması gerekir... Aksi tutum ve davranışlar zihinlerde istifhamlara yol açar...” deniliyor ağırlıklı olarak...
26 Ağustos 1922’de start verilen Büyük Taarruz’un 98. Yılı vesilesiyle bu meydan muharebesini dünya tarihinin en büyük kahramanlık destanına dönüştüren önder Atatürk’ü, silah arkadaşlarını ve canlarını seve seve feda eden atalarımızı minnet ve rahmetle anıyoruz her zaman olduğu gibi... Ölümcül salgın yüzünden etkinliklerde zorunlu kısıtlamalara gidiliyorsa da önemli olan; içimizde duyduğumuz ve eksilmeyen heyecandır derken, dijital kutlamalar yanı sıra öngörülen sosyal mesafe kurallarına uymak suretiyle en anlamlı bayramımızın sevincini balkonlardan da paylaşacak bir alternatif üretmenin hiç zor olmadığına dikkatini çekiyorum vatandaşlarımızın...
Bu düşünceler içinde kahraman ordumuza da bin minnet ve şükran!..