İdlib’te şehit olan kahraman askerlerimiz için duyulan derin üzüntü yurdun her yerinde devam ederken, bundan sonraki gelişmelerin nasıl seyredeceği de merak konusudur aynı zamanda… Bu merakın sonucunda hayır mı yoksa şer mi gelecek zaman gösterecek. Çünkü, kahraman askerlerimizin tırnakları kanasa bile kamu oyumuzun yüreğini dağlıyor ve Suriye konusunda kalıcı bir barışı sağlayacak önlemlerin gecikmeden devreye girmesi temenni ediliyor bu nedenle…
Geçen Cumartesi günkü yazımda; İdlib’te alçak bir saldırı sonucu şehit edilen 33 kahraman askerimizin ülke genelinde uyandırdığı büyük tepkiyi dile getirirken, 1 günlüğüne olsun MİLLİ YAS ilan edilmesini önermiştim etkili ve yetkililere… Öneriyi; Siirt’li hemşerilerimin bu konudaki yaygın ifadelerini de dikkate alarak yapmıştım aslında ve dikkate alınmamasına üzüntü duydum ayrıca… Dünkü yazımda ise yine hemşerilerimin dile getirdiği bir tepkiyi seslendirerek; “…İyi de, TBMM 33 kahraman askerimizin kahpece şehit edilmesi nedeniyle çok acil toplanmayacak da ne zaman acil toplanacak?..” dediklerini vurgulamıştım aynı zamanda…
TBMM’nin acil toplanması gerek görülmediğinden bugün siyasi partilerin gerçekleştirecekleri grup toplantıları sonrasında kapalı oturum yapılacağı, toplantıda Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın bilgilendirmede bulunacağı belirtilmekte…
Başka Müslüman ülkeler gibi “Arap Baharı” nın hedef tahtasına oturtulan Suriye’de iç savaş dokuzuncu yılına girdiği halde, soruna nasıl kalıcı bir çözüm üretileceği, maalesef bilinmemekte… Bölgedeki zenginlikleri sömürmek gayesiyle okyanus ötesinde Suriye’ye gelen ABD’nin hedefi; mevcut Esad rejimini devirerek ülkesine itaat edecek bir yönetimi iş başına getirmekken, Rusya kendi çıkarları doğrultusunda mevcut rejimin kalmasını hedefliyordu ve veto hakkını kullanarak engelledi ABD’yi bilindiği gibi… Bazı vatandaşlarımıza göre iki süper güç, el altından birlikte hareket ediyorlar çıkarları doğrultusunda ve böyle bir varsayım yabana atılamaz kanımca da.. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın Dolmabahçe Ofisinde yaptığı uzun açıklamasının bir bölümünde “...Karşımızdaki senaryo’nun asıl hedefi Suriye değil Türkiye’dir…” ifadesine yönelik yapılan değerlendirmelerde; ağırlıklı olarak; “Söz konusu senaryoları yazarak yaşama geçirmeye çalışan şerefsizler, emperyal güçlerden başkaları değildir. Bu gerçeği bilmeyen hiçbir vatandaşımız yoktur. Günümüzde dünyanın en gaddar iki emperyal gücü ile işi birliği yapmak durumunda kalmamız, ülkemiz ve halkımız adına en büyük talihsizliktir…” denilmekte…
ABD’nin ve Rusya’nın ülkemize karşı sergiledikleri samimiyetsiz tavırları göz önünde bulundurduğumda kamu oyumuzun ağırlıklı olarak yaptığı değerlendirmelere hak veriyorum başkaları gibi… Bugün TBMM’de yapılması beklenen kapalı oturumda konuşulacak olanlardan 10 yıl sonra söz edilebileceği vurgulandığından; “Bu ülkenin vatandaşları olarak durumun ne olduğunu öğrenmek bizim en doğal hakkımızdır…” diye de tepki gösterilmekte önemli konudan bir araya gelinen yerlerde…
TBMM’nin bugünkü kapalı toplantısında; bundan sonrasının muhasebesi yapılmalıdır elbet… Çünkü, hiçbir kahraman askerimizin tırnağı kanamasın istiyor kamu oyumuz ve ateşkesi sağlayacak bir çözümün acilen gerçekleştirilmesi gerektiği görüşünü seslendiriyorlar aziz şehitlerimiz için devam eden derin üzüntüleri içinde…