Mahalli seçimler yakınlaşırken daha çok oy almayı hedefleyen siyasi partilerimizde hareketliliğin tırmandığı ve bu seçimlerde de “ittifaklar” sağlama hususunun ağırlık kazanmaya başladığı gözlenmekte… Seçimle ilgili gelişmelere yönelik haberleri dikkatle izlemekte olan vatandaşlar, siyasilerin daha önce dile getirdikleri seslendirmelerden kısa zamanda vazgeçmeleri durumuna, alıştıkları için hiç şaşmadıklarına vurgu yaparlarken; “Siyasi partilere; Belediye Başkanlığı, Belediye Meclis üyeliği ve İl Genel Meclis üyeliği aday adaylığı için başvuruda bulunanların değerlendirmesini yapacak olanlar, geçmiş dönemlerde olduğu gibi hazırlayacakları aday listelerini önümüze koyarak kendilerine oy vermemizi sağlamaya çalışacaklardır. Aday adaylarda aranan kriterleri belirlemek gayesiyle araştırmalar yapılıyor olsa da, sonuçta siyasi parti genel başkanları ile sözü geçerli bazı parti yöneticilerinin tespitlerine göre aday belirleneceği ise çok iyi bilinmektedir…” diye vurguluyorlar görüşlerini…
Siyasi partilerdeki ittifaklar konusu tartışılabilir elbet… Özellikle, kimi zaman birbirlerini en ağır şekilde karalayanların hiçbir şey olmamış gibi bir tutum içine girdikleri gerçeğine baktığımda, bazı hemşerilerimin siyasi zevatı kast ederekten; “Dile getirdikleri seslendirmelerden kısa zamanda vazgeçmeleri durumuna alıştıkları için hiç şaşmadıkları..” ifadelerine hak vermemek mümkün değil kanımca da…
İstanbul, Ankara, İzmir başta olmak üzere bazı illerimizde daha düşünülen ittifaklarda kesin mutabakat sağlanması durumunda, nasıl bir formül uygulanacağı, önümüzdeki günlerde netleşecektir herhalde?.. Seçmen vatandaşlarımız, dikkatle izliyorlar yerel seçimler için seferber edilen çalışmaları ve yereldeki sorunların kısa zamanda çözümü açısından mahalli seçimlerin çok daha önemli olduğundan söz ederlerken “Belediye Meclis üyeliği ve İl Genel Meclis üyeliği, Belediye Başkanlığından daha önemlidir. Bir siyasi partiden Belediye Başkanı olarak seçilenler, Belediye Meclisinde çoğunluğa sahip değilseler, rahat hareket edemezler ve gerekli gördükleri kararları çıkaramazlar. Her iki Mecliste de kentin geleceği için önemli kararlara imza atılmaktadır ve bu nedenle seçimle iş başına gelecek olan Belediye Başkanı ile Belediye ve İl Genel Meclisi üyelerinin, şehrin sorunlarını iyi bilen kariyerliğe ve bilgi donanımına sahip olmaları gerekmektedir. Yerel yönetimlerin görevlerinden birinin; kamusal ve özel sektörleri bir araya getirme, istihdamın gelişmesini sağlayacak kuruluşların vücut bulmasını sağlamak olduğu dikkate alındığında, ne kadar önemli bir işleve sahip oldukları daha iyi anlaşılacaktır. İşte böylesine önem taşıyan görevlere, faydalı olabilecek kritere sahip olanları getirmek gerekiyor ve sadece seçimi kazanmayı hedefleyenler ise maalesef bu gerçeğe aldırış etmiyorlar… Kalkınma hedefini yakalayamayışımızın da önemli nedeni budur…” demekten de alamıyorlar kendilerini…
Seçmen hemşerilerim, seçim yarışının Siirt’te AK Parti ile HADEP’in gösterecekleri adaylar arasında geçeceği ihtimalinin yüksek olmasına rağmen, “sürpriz ittifaklar” olabileceğinden de söz ediyorlar ve Belediye Başkanlığı ile diğer önemli organlara gösterilecek adayların tespitinde duyarlı davranılmasını temenni ediyorlar ayrıca…
Şunu belirteyim ki, hayatımızın her aşamasında karşımıza çıkan demokrasiyi geliştirmede de mahalli yönetimler faktörünün payı büyüktür ve bu nedenle “demokrasinin vazgeçilmezleri” olarak ifade edilen siyasi partilerimiz bu gerçeği samimiyetle dikkate almadıkları müddetçe “Daha çok demokrasi” beklentisinin hedefine ulaşması, mümkün olmayacaktır asla!..