Mahalli seçimlere çok az zaman kaldı ve kendi aralarında ittifaklar kuran siyasi partiler, sağladıkları mutabakat doğrultusunda başlattıkları seçim çalışmalarını, gecelerini gündüzlerine katmak suretiyle daha da hızlandırmayı hedefleyeceklerdir gözlemlendiği kadarıyla…
31 Mart’taki seçim sonuçlarının büyük önem taşıdığına değinenler, seçmenlerin oylarını almak için var güçleriyle çırpınırlarken hür irade sahiplerinin de karşı karşıya bulundukları ekonomik sıkıntının ne zaman asgari düzeye çekileceğini “öncelikli beklenti” olarak dile getirdiklerine tanık oluyorum uğradığım mekanlarda…
Seçmen vatandaş; zorunlu gıda maddelerinin fiyatlarında yaşanan fahiş artışın, sitem edilen satın alma gücünü daha da azalttığını ve bu gerçeğe rağmen mahalli seçimlerin büyük önem taşıdığına değinen hiçbir siyasi partinin oy talep ederken ekonomik alanda yaşanan olumsuzlukların nasıl giderileceğine yönelik projelerden söz etmemelerine de; “Oylarımızı almak için koşuşturan zevat, öncelikli sorunumuzun ekonomi olduğu gerçeğini göz önünde bulundurmuyorlar.. Çoğu ailenin işsiz çocukları kendilerine ne zaman ekmek kapısı aralanacağını sabırsızlıkla beklerlerken, işsizliğin daha da tırmanmasından karamsarlık duyuyorlar. İş adamları, tüm çağrılara rağmen ekonomiye yeni istihdam alanları kazandırmaya yönelmiş değiller ve herhalde bunun nedenleri vardır. Çekilen ekonomik sıkıntının eşit koşullarda göğüslenmesine yönelik önlemler ise alınmıyor. Ücret dengesizliği yılların sorunu olarak günümüze ulaşırken, gerçekçi önlemler için gayret gösteren olmuyor ve elbette muhalefet partileri de bu önemli konuda iktidar kadar sorumludurlar. Milletin vekilleri kendilerini ilgilendiren ekonomik kazanımları birlikte yaşama geçirirlerken, mağdur edilen milyonları umursamaz bir tavır sergiliyorlar ve bu gerçeği artık herkes görmektedir…” sözleriyle tepki göstermekteler özetle…
Anlaşılacağı gibi seçmenlerimiz 31 Mart’ta yapılacak mahalli seçimleri “Çok önemli” diye ifade eden siyasi partilerimizin; işsizlik, pahalılık ve ücret dengesizliği konusunda somut projelerden söz etmiyor olmalarına fevkalade tepkililer ve yerden göğe kadar haklılar kanımca da…
İnsanca yaşam koşullarına kavuşmak tüm ülkemiz vatandaşlarının en doğal hakkıdır ve ne var ki akan yıllar içinde ülkeyi yönetme şansını bulanların hiç biri bu konudaki beklentiye eğilerek gerçekçi bir önlem almış değillerdir maalesef… İşsizleri olan çok sayıdaki aileler, ücret dengesizliğinin de mağduriyetini yaşıyorlar ve bu yıl için gerçekleştirilen ücret artışları, acı gerçeği bir kez daha sermiş oldu gözler önüne… Ücret artışlarının yüzde üzerinden yapılması “Çok alana çok, az alan az” zihniyetinin bir sonucudur elbet… Yüksek ücret alanların yüzde 10’luk ücret artışları ile düşük ücretlilerin yüzde 10’luk artışları arasındaki fark dikkate alındığında, ilgililerin umursamadığı mağduriyet daha iyi anlaşılacaktır ve yetkililer herkesten daha çok biliyorlar bu gerçeği… Bireysel ekonomik bağımsızlığa gölge düşüren uygulamalardan biri olan ücret dengesizliğini seçim vaatleri ile gidermek imkansız ve bu nedenle de siyasi partilerce yapılan oy muhasebesine aldırış edilmediği gözden kaçmamakta…