Metin Arıtürk

BAĞIMSIZ BİR MİLLİ SAVUNMA SANAYİSİ

Metin Arıtürk

Bir ülkenin jeopolitik konumunu belirleyen faktörler; coğrafi konum, askeri, teknik ve kültürel özellikler olup bu özelliklerin gereğini en iyi şekilde değerlendiren ülkeler;  küresel bazdaki önemli konularda daha çok söz sahibi olabilirler caydırıcı bir güce sahip olacaklarından…

Günümüzde bağımsız bir milli savunma sanayisini hedeflemenin ne denli büyük önem taşıdığı, başka ülkelerden temin etmeye çalıştığımız savunma sistemlerine yönelik, kimilerinin hoşnutsuzluklarını dile getirip bizlere baskı yapmak istemeleri ile gün ışığındadır maalesef… ABD’nin, kendisinden sipariş edilen ve ilk teslimatı bulunduğumuz Mart ayında yapılmasının beklendiği belirtilen F-35 uçaklarını Rusya’dan satın alınacak olan S-400 füze sistemi nedeniyle teslim etmeyeceğine, bu haksız uygulamanın yanı sıra başka alanlarda da yaptırımlar uygulamakla tehdit ettiğine yönelik açıklamalar, milli savunma sanayisinde bazı ülkelerin gerisinde kaldığımızı belgelediğinden, halkımızın yıllardır kendisine“Müttefik” ve “Stratejik ortak” diye ifade edilen ülkeye duyduğu tepkiyi öfkeye dönüştürüyor ve savunma sanayimizin arzulanan düzeye çıkarılmasındaki gecikmeye yönelik derin üzüntülerini dile getirirlerken de; “İşaret edilen muasır medeniyet düzeyini yakalanmamış olması ülkemiz ve bizler için çok büyük bir talihsizliktir…” demelerine yol açıyor aynı zamanda…

ABD, kendisiyle birlikte NATO çatısı altında bulunduğumuzu da bahane ederek Rusya’dan S-400 füze savunma sistemini satın almamamız gerektiğinden dem vururken bizde de en yetkili ağız, bu satın almadan artık vazgeçmenin söz konusu olmayacağının altını çizmekte… Anlaşılacağı gibi, son zamanlarda ABD ile yaşanmakta olan gerginliğin nedenlerinden biri; Rusya’ya olan yakınlaşmadır ve garantör devlet olarak Suriye sorununa siyasi bir çözüm üretmek için kendisi ve İran  ile birlikte hareket etmemiz ise, bir diğer nedendir kanımca da…

“Müttefik” ve “Dost” olarak ifade edilen ABD’nin akan yıllar içinde bu sıfatlarla örtüşmeyen sayısız olumsuzlukları görüldüğü halde kendisinden bir türlü vazgeçilmiyor olmasının halkımızca yadırgandığını da ziyaret ettiğim mekanlarda; “Böyle bir müttefiklikten niçin vazgeçilmez ki?…” sözleriyle dile getirdiklerine  tanık oluyorum ayrıca ve hak veriyorum kendilerine…

Türkiye’nin güçlenmesini ve küresel bazdaki sorunlarda bazı ülkeler gibi söz sahibi olmasını istemeyen dış odaklar her zaman olmuştur, bundan sonra da olacaktır kuvvetle muhtemel ve caydırıcı bir güce sahip olduğumuz taktirde, dış odakların senaryolarına hedef olma riskimiz ortadan kalkacaktır elbet… Böyle bir güce sahip olmak içinse bağımsız bir milli savunma sanayisini önemsemeliyiz azami ölçüde…

Bu düşünceler içinde; keşke ne Rusya’nın S-400’lerine, ne de ABD’nin Patriotları, ya da F-35 uçaklarına muhtaç olmasaydık derken, müttefiklik konusunda kararlı bir tutum sergilenmesi gerektiğini vurgulamak isterim ayrıca…

Yazarın Diğer Yazıları