Fatih Arıtürk

ZULÜM GÖRENLERİN SLOGANI: 'NEFES ALAMIYORUM'!!!

Fatih Arıtürk

ABD’de, faşist ve ırkçı bir polis tarafından hunharca katledilen

GEORGE FLOYD

adındaki zencinin son sözleri olan

(NEFES ALAMIYORUM)

kelimeleri adeta

ZULMÜN SLOGANI OLDU.

Bu iki kelime, ezilenlerin feryatlarına dönüştü. Bütün dünyada yankılanıyor.

Düşünün ki ABD’nin en yakın müttefiki olan İngiltere Başbakanı Boris Johnson bile George Floyd'un ölümü üzerine başlayan protestolarla ilgili olarak “ABD Başkanı Donald Trump'a mesajınız ne oldurdu?” sorusuna “Irkçılığa ve ırkçı şiddete bizim toplumumuzda yer yok” şeklinde cevap vermiş bulunmakta.

Johnson "Geoge Floyd'un yasını tutuyoruz. Ona yapılan şeyi görünce dehşete düştüm ve midem bulandı. Birleşik Krallıktan herkese verilecek mesaj şudur: Bizim toplumumuzda ırkçılığa ve ırkçı şiddete yer yoktur."

Irkçılığı da bir VİRÜS olarak değerlendiren İngiltere Başbakanı

“Bu virüsle de savaşmalıyız”

diyerek tavrını ortaya koymuştur.

Londra'daki siyahi haklarıyla ilgili protestolara yönelik soruları değerlendiren Boris Johnson açıklamasına şu sözleri eklemiş: “İnsanların tıpkı George Floyd'un başına gelen olay gibi adaletsizlikler hakkında duygularını bilinir kılmak protesto hakkı olduğuna inanıyorum. İnsanları barışçıl bir şekilde ve sosyal mesafe kurallarına uygun olarak protesto etmeye teşvik ediyorum. Herkesin hayatı önemlidir. Siyahilerin hayatı önemlidir ama bu virüsle de savaşmalıyız.”

Belirtmekte yarar var.

NEFES ALAMAMAK

sadece boğularak öldürmekle olmuyor. Boğularak öldürülen kişi, bir anda öbür dünyaya göçüp giderken, nefessizlikten daralan milyonlarca insanlar var.

Floyd,

doğrudan boğularak öldürülmüştü ama boğularak öldürmenin değişik yolları vardır.

(Ölmeden mezara koydular beni)

türküsünde olduğu gibi, maalesef yaşadığımız dünyada ölmeden mezara girenler bulunmakta. Açlıktan bir deri, bir kemik kalmış Afrikalı çocuklar hiç mi vicdanınızı sızlatmıyor. Kuvvetli devletlerin, sömürmek ve zenginliklerini talan etmek için küçük devletlere karşı giriştikleri saldırılar, savaşlar, bütün insanların nefesini tıkamıyor mu! İşsiz, aç, sefil bırakılan milyonlar, nefes alıyor sayılabilirler mi!

Türkiye’den örnekler verelim. Yaşları 65 ve üstünde oldukları için evlerinde ikamete mahkûm edilenler, Emeklilikte Yaşa Takılanlar, yaşayanlar sınıfında mı! Evine çoluk-çocuğuna ekmek götüremeyen bir babanın nefes almakta nasıl zorlandığını hissedebiliyor musunuz!             Gerçekten de, yaşam şartlarının ağırlığı altında ezilen ve nefes alamayan milyonlar var. Dünyada yaşanan bu zulümlerin başlıca üç nedeni vardır. DİNCİLİK, IRKÇILIK VE SÖMÜRGECİLİK! İnsanlık bu üç musibetten kurtulamadıkça,

NEFES ALMAKTA HEP ZORLANACAK DEMEKTİR.

Merhum Bülent ECEVİT’in ne güzel bir sloganı vardı. (Ne ezilen, ne ezen, insanca, hakça bir düzen!) Nefes alabilmenin tek yolu bu!

Yazarın Diğer Yazıları