Fatih Arıtürk

YAPMAYI BAŞARAMAYANLARIN, BOZMAYI BAŞARMALARI!!!

Fatih Arıtürk

Orman yangınlarıyla birlikte en çok konuşulan Kurumlardan biri de Türk Hava Kurumu (THK) oldu. Türkiye'de havacılık sanayisini kurmak; askerî, sivil, sportif ve turistik havacılığın gelişmesini sağlamak için 16 Şubat 1925'te Mustafa Kemal Paşa'nın (ATATÜRK) emri ile kurulan bu derneğin ilk yıllarda  adı (TÜRK TAYYARE CEMİYETİ) iken 1935 yılında yine Atatürk'ün işareti ile adı değiştirilerek (TÜRK HAVA KURUMU) adını almıştır.  Kurumun ilk Başkanı Cevat Abbas Gürer’dir.

THK, Türkiye'nin "Havacılık Federasyonu" yetkisini taşır. 5 Ağustos 1925 tarihinden itibaren 'kamu yararına çalışan dernek' statüsündedir. Merkezi Ankara’dadır. Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu THK’nın manevi koruyucularındandır. Cumhurbaşkanı, Kuvvet Komutanları, Ankara Valisi doğal üyeleri arasında bulunmaktadır.

Kurum, üye aidatları; kurban derisi, fitre, zekat toplama faaliyetleri; pul satışı; kurum işletmelerinin etkinlikleri, gibi kaynaklardan gelir elde ederken, AKP döneminde KURBAN DERİSİ TOPLAMA YETKİSİ elinden alınmıştır.

Türk Hava Kurumunun önemli görevleri arasında uçak sanayiinin alt yapısını oluşturmak, uçakların bakım ve onarımlarını gerçekleştirmek, pilot yetiştirmek gibi konular yer almaktadır. Türkkuşu öğretmenlerinden pilot Emrullah Ali Yıldız, 12 Haziran 1938 günü 14 saat 20 dakika süren bir planör uçuşuyla dünya rekorunu kırarken, Öğrencisi Ziya Aydoğan, THK İnönü Eğitim Merkezi'nden Kayseri'ye kadar, 466 km'lik bir mesafeyi planörle uçmuştu. THK'nin planör eğitimleri için gerekli olan planörler, Kurum'un Akköprü Atölyesi'nden sağlanıyordu. Bu atölyede 1940 yılına kadar yüzlerce planör üretimi, motor ve planör onarımları yapıldı. 1940 yılı sonlarında ise Akköprü'de sınırlı bir kadroyla çalışan atölye fabrika haline getirildi ve burada İngiliz Miles Magister eğitim uçaklarının seri montajına başlandı.

1939-1941 yılları arasında II. Dünya Savaşı öncesinde Genelkurmay Başkanlığı'nın da isteğiyle Etimesgut Uçak Fabrikası kuruldu. 1944 yılında üretime Etimesgut Uçak Fabrikası'nda, Magister uçaklarının yanı sıra, THK-1, 3, 4, 7, 9, 13 planörleri ile THK-2, 5 ve 10 tiplerinde eğitim, sağlık ve nakliye uçakları üretildi.

Türkiye’deki ilk motor fabrikası THK tarafından Gazi Orman Çiftliği'nde kuruldu. Bu fabrikanın çalışmaları 1951 yılına kadar sürdü ve dönemin getirdiği koşullar nedeniyle aynı yıl Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu'na devredildi. Bu fabrika 1952'de tamamen kapatıldı, hâlen Türk Traktör Fabrikası olarak işletilmekte ve traktör üretimiyle ülke ekonomisine katkıda bulunmaktadır.

THK'nin yetiştirdiği havacı gençler, 1974 Kıbrıs Harekâtı sırasında gerçekleşen Hava İndirme Harekatı’na paraşütçü olarak katıldı. Harekât sırasında kurumun uçak ve pilotlarına da önemli görevler verildi.

Özellikle 1980'li yıllardan sonra THK, sportif havacılık konusunda, 1990 yılından sonra da uluslararası ilişkilerinde büyük gelişmeler kaydetti. FAI Genel Kurul ve Komisyon toplantılarında etkili bir politika izlenerek THK ve Türkiye ön plana çıkarıldı. Mevcut olan planör, paraşüt, uçuş okulu ve model uçak okuluna ilave olarak 1996 yılında bünyesinde balon, yelken kanat ve yamaç paraşütünün bulunduğu Çok Hafif Hava Araçları Okulu kuruldu.

1995'te Dünya Paraşüt Şampiyonası, 1996'da 1. Dünya Hava Oyunları Test Yarışmaları, 1997'de 1. Dünya Hava Oyunları Türk Hava Kurumu’nun ev sahipliğinde gerçekleşti.

Haziran 2000'de 6 dalda 1. Türkiye Hava Oyunları, Temmuz 2002'de ise 2. Türkiye Hava Oyunları, Haziran 2004'te 3. Türkiye Hava Oyunları gerçekleştirildi.

19 Mayıs 2002 tarihinde Ankara’da Türk Hava Kurumu Müzesi açıldı.

Türk Hava Kurumu, Türkiye'de nitelikli eleman açığı olan sektörlerden biri olan havacılık sektöründeki eleman ihtiyacını karşılamak amacıyla 3 Mart 2011 tarihinde 27863 sayılı Resmî Gazetedeki 6114 sayılı kanun ile Ankara ilinde bir üniversite kurmuştur. 2011-2012 döneminde ilk öğrencilerini kabul eden üniversite 4 fakülte, 2 yüksekokul ve 3 enstitü ile eğitim faaliyetlerine başlamıştı.

Türk Hava Kurumunun önemli görevleri arasında ORMAN YANGINLARINI SÖNDÜRMEK İÇİN OLUŞTURDUĞU FİLOSUYDU. Maalesef, bu filo basiretsiz yöneticiler yüzünden işlevini yapamaz bir hale sokulmuş, yangın söndürme uçakları, hangarlarda çürümeye terkedilmiştir. 4 milyon dolarlık bir ödenekle çalışır hale getirilebilecekleri mümkün olduğu halde, Rusya’dan üç-beş kat fiyatına yangın söndürme uçağı kiralanmaya gidilmiştir.

İşin özeti, ATATÜRK’ÜN kurduğu her müesseseye tavır alanlar, Türk Hava Kurumunun da sonunu hazırlamış ve işlevsiz bir hale getirmeyi başarmışlardır. Yapmayı başaramayanların, bozmayı başarmaları gerçekten de takdire şayan değil mi!!!

Yazarın Diğer Yazıları