Türkiye Cumhuriyetinin 9. Cumhurbaşkanı Merhum Süleyman Demirel, 1 Kasım 1924 yılında Isparta İslamköy’de dünyaya gelmişti. Yaşasaydı. Bugün 98 yaşında olacaktı. Vefat tarihi 17 Haziran 2015’tir. Sevelim, sevmeyelim,
CUMHURBAŞKANI SEÇİLDİKTEN SONRA PARTİSİYLE İLİŞKİSİNİ KESEN VE GERÇEK ANLAMDA TARAFSIZ BİR CUMHURBAŞKANI OLAN TEK SİYASİ PARTİ GENEL BAŞKANI SÜLEYMAN DEMİREL OLDU.
Hatta partisinin (DYP) aleyhine çıkan kararlara bile imza attı. Bazı girişimlerini engelledi. Ahmet Necdet Sezer, partisi olmadığı için, haliyle tarafsızdı. Abdullah Gül, Çankaya’da oturduğu sürece, AKP’nin noteri konumundaydı. Adı
(Çankaya Noteri)ne
çıkmıştı. AKP hangi kanunu çıkardıysa, hiç tartışmadan, yeniden görüşülmesine gerek görmeden onaylayarak, geldiği partiye sadakatini(!) gösterdi.
12.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise aynı zamanda AKP’nin genel başkanlığı görevini sürdürmekte. Yani,
PARTİLİ CUMHURBAŞKANI!
Anlayacağınız, siyasi partilerden gelmeyenler hariç, Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı makamına gelenler, hep geldikleri partilerinin iplerini ellerinde tuttular, anayasaya rağmen, tarafsızlıklarını korumayarak, partilerinin politikalarını gözetip, kolladılar.
Türkiye Cumhuriyetinin
(BABA)
unvanlı 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel 17 Haziran 2015’te toprağa tevdi edilmişti. Yani, bugün ebediyete intikalinin 7. yılı.
Demirel, hataları da, sevapları da çok olan bir politikacıydı. Bir siyasetçi, 50 yıl süreyle siyasi kimliğini koruyabilmiş, 6 defa gidip, 7 defa gelebilmişse, bu onun hatalarının da sevaplarının da çok olacağı gerçeğini pekiştirir.
Demirel, 1960’lı yıllardan beri vardı. 30 yaşlarında bir gençken, Su İşleri Genel Müdürü olabilmek, elbette her babayiğidin kârı değildir. Aile hayatında Baba olamamıştı amma
(bir kız çocuğu olmuş o
da bebek yaşta ölmüştü)
bir milletin büyük bir çoğunluğu tarafından
(BABA)
olmaya ve bu sıfatla anılmaya lâyık görülmüştü. Yani, milyonlarca vatandaşın nazarında
BABAYDI
!
(Ölülerinizi iyilikle yadediniz!)
mealinde bir hâdisi şerif vardır. Bu bakımdan, milyonlarca vatandaşlarımızın
(BABA)
olarak niteledikleri 9. Cumhurbaşkanımız Merhum Süleyman Demirel hakkında, biz de bazı iyi yönlerini anlatarak anılarını tazeleyeceğiz.
*Demirel, hoşgörülü sakin bir Devlet adamıydı. Kolay-kolay kızmazdı. Kızdığı zaman da köpürmezdi!
*Atatürkçü bir kafa yapısına sahipti. Özellikle Cumhurbaşkanlığı döneminde bu yapısını pekiştiren icraatları olmuştu.
*Cumhurbaşkanı oluşunu, Cumhuriyet idaresinin bir nimeti olarak görür, Cumhuriyet sayesinde bir köylü çocuğunun Devletin en yüce makamlarına gelebileceğinin kanıtının kendisi olduğunu vurgulardı.
*Fötr şapkayı kendisine sembol edinmişti. Fötr şapka, gerçekte Atatürkçü oluşunun da sembolüydü.
*Ölmeden önce, mezarının yerini bizzat kendisi tespit etmişti. Kendi memleketinde, kendi köyünde toprağa verilmek istemişti. Bu da onun, doğduğu toprağa olan saygısının kanıtıydı. Nitekim öyle de oldu.
*Demirel, esprili bir yapıya sahipti. Vücut diliyle de esprilerini güçlendirmekte mahirdi.
*Yollar yürümekle aşınmaz!
*Dün, dündür, bugün; bugündür!
*Binaenaleyh…
*Benzin vardı da şerbet yapıp biz mi içtik!
*Ege denizi, bir Yunan gölü değildir. Ege Denizi, bir Türk gölü de değildir. Binaenaleyh Ege denizi bir göl de değildir!
*Meseleleri, mesele etmezseniz, ortada mesele de kalmaz…
*Dört kaz verin, güdemez. Akşama üçünü kaybetmiş olarak döner!
*Kendim için bir şey istiyorsam, namerdim…
*
Türkeş Türk çocuğu, Ecevit halk çocuğu, Erbakan Müslüman çocuğu, biz o... çocuğu muyuz?
*Bana Türkiye’nin durumunu bir kelimeyle anlatın derseniz
"iyidir"
derim. İki kelimeyle anlatın derseniz
"iyi değildir"
derim.
*Bize plan değil, pilav lazım.
*Dünkü güneşle bugünkü çamaşır kurutulmaz.
*Aslana hüviyet sorulmaz demişler. Kimlik taşımam.
*Galibiyetin sahibi çoktur, mağlubiyetin sahibi yoktur. Yenilgi yetimdir.
*İcabı olup olmadığı tartışılabilir. Ama icabı varsa feminizm fevkalade güzel bir şeydir.
*Mizah bir yumruktur, ne zaman kime vuracağı belli olmaz.
*Yağmur yağarken "ben ıslanmam" diyemezseniz.
*Devlet bazen rutinin dışına çıkabilir.
*Bulut buluttur, bulutun akı da buluttur garası da, binaenaleyh, üzerine gonuşmaya değmez.
*Elektriğin komünisti olur mu? Yazın biz Bulgaristan'dan elektrik alıyoruz. Kışın Bulgaristan bize elektrik veriyor.
*(Her defasında şapkasını alıp gitti) diyenlere “Şapka, benim şapkam. Ne diye bırakacaktım ki!”
İşte Merhum Demirel’in bu gibi esprili ve vurgulayıcı sözleri vardı.
Nur cemaati Merhum siyasetçilerden Süleyman Demirel’i çok sever ve sayarlardı. Hatta Onun için (NURLU SÜLEYMAN) derlerdi. Demirel ile Erbakan’ı mukayese ederlerken, (Erbakan Hoca gelsin imam olsun, arkasında namaz kılalım, ama siyaseti Demirel’e bıraksın. Cemaati bölmesin. Siyaset işini ehline bırakmak lazım) diyerek Erbakan Hoca’ya tepkilerini dile getirirlerdi.
Ebediyete intikalinin yıldönümünde 9. Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel’i rahmet ve minnetle anıyoruz.