Fatih Arıtürk

VALİLİĞİN, RESMİ İLANLARLA İLGİLİ GENELGESİ!

Fatih Arıtürk

Resmi kurum ve kuruluşların çoğu,  işlerini, alım ve hizmetlerini mümkün mertebe ilan etmeden, pazarlık usulü yapmak yolunu seçerler. Bu durum, adeta müzmin bir hastalık durumundadır. Yasalara göre, belli bir meblağın üzerinde olan hizmetler, alım ve satımlar için ilan yapmak zorunludur. Yasalarda belirtilen meblağı aşan işleri çoğu kere parçalayarak pazarlık usulüyle yaptırmak da bu müzmin hastalıktan neşet eden bir durumdur!

Şimdi denilebilir ki, bir hizmeti bölerek yaptırmak ile bütün olarak yaptırmak arasında ne fark var. Bütün olarak yaptırdığınızda ilana çıkmak zorunludur. Bölerek ve yasanın belirttiği meblağın altına düşürdüğünüzde ise ilan etmek gibi bir zorunluluk kalmaz. İlan parasından kurtulmuş olursunuz!

“İlan parasından

kurtulmak”

deyimi, kulaklara biraz cazip geliyor, değil mi! Resmi kurum ve kuruluşların

(namuslu çalışanları tenzih

ederiz)

gerçekten ilan parasından kurtulmak için hizmet alımlarını, satımlarını pazarlık usulü gerçekleştirmek istediklerine inansak, biz de

(varsın parça-parça

yapsınlar)

diyeceğiz, lakin işin içinde başka işler var. Hizmet alımı-satımı bölünerek ilan edilmek zorunluluğu ortadan kalkınca, işi yapacak kurumun yetkilileri, birkaç kişiye davetiye yazarak pazarlığa çağırırlar. Çağırdıkları kişiler de, kendi aralarında anlaşmış şebekeler konumundaki işgüzarlardır. Örneğin 10 bin TL’ye yapılacak bir iş için 20 bin TL teklif verirler. Aradaki 10 bin TL farkı kardeş payı üleşirler!!! Oysa, hizmet alımı-satımı ilan edilirse, o işle iştigal eden çok sayıda kişi ihaleye girecektir. Hizmet için ödenecek bedel, yarı yarıya düşecektir. Yani, kurum veya kuruluşun işi gerektiği gibi ilana çıkarması durumunda, ödeyeceği ilan parası, devede kulak gibidir.

Bir ara, bazı müteahhitlerin, yöremizdeki şeyh unvanlı birine giderek

(ihalelerde anlaşma yapmanın helal mi haram mı)

olduğunu sordukları, şeyh efendinin de

(Haramın alâsıdır! Devletin parası, beyt-ül mal hükmündedir. Onda bütün milletin hakkı vardır)

dediğini duymuştuk.

Vali Sayın Osman Hacıbektaşoğlu’nun konuyla ilgili genelge yayınlayarak, kamu kurum ve kuruluşlarının dikkatlerini çekmesi bu bakımdan çok isabetli olmuştur. Ancak, kamu kurum ve kuruluşlarının genelgeye uyup uymadıklarının sıkı bir şekilde denetlenmesi gerekeceğini anımsatmlak isteriz. Aksi takdirde

(İmam ne derse desin, cemaat bildiğini okur)

esprisi hükümferma olur.

Bu düşünceler içinde Valimiz Sayın Osman Hacıbektaşoğlu’na yerel gazetelerin tek geçim kaynakları olan resmi ilanlarla ilgili hassasiyetlerinden ve konuyla ilgili genelgeden dolayı teşekkür ediyoruz…

Yazarın Diğer Yazıları