Fatih Arıtürk

ÜNLÜ ŞAİR VE YAZAR AHMET HAMDİ TANPINAR'IN SİİRT RÜŞDİYESİNDE OKUDUĞUNU BİLİYOR MUYDUNUZ

Fatih Arıtürk

Siirt’ten gerçekten çok ünlü isimler geçmiştir. Peki, Şair ve Yazar Ahmet Hamdi Tanpınar’ın rüşdiye öğrenimini Siirt’te yaptığını biliyor muydunuz!

Türk edebiyatına damgasını vurmuş isimlerden olan Ahmet Hamdi Tanpınar Babasının Kadı olarak atanması sebebiyle 1910-1915’li yıllarda Siirt’te rüşdiye tahsili görmüş ve Siirtli muallimlerden ders almıştır. 23 haziran 1901 tarihinde İstanbul'da dünyaya gelen Tanpınar İstanbul'da Ravaz-i Maarif İbtidaisi'nde, Sinop ve Siirt rüşdiyelerinde, Vefa, Kerkük ve Antalya sultanilerinde öğrenim görmüştür.

Baytar mektebini bırakarak girdiği İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nden 1923 yılında mezun olmuş. Erzurum, Konya ve Ankara liseleriyle, Gazi Eğitim Enstitüsü ve Güzel Sanatlar Akademisi'nde edebiyat öğretmenliği yamıştır.

Aynı akademide estetik ve sanat tarihi dersleri veren ve 1939'da İstanbul Üniversitesi'ne Yeni Türk Edebiyatı Profesörü olarak atanan Maraş Milletvekili olarak 1942-1946 yıllarında TBMM'de bulunan Ahmet Hamdi Tanpınar bir süre Milli Eğitim Müfettişliği yaptıktan ve Güzel Sanatlar Akademisi'nde eski görevinde çalıştıktan sonra 1949'da İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'ne dönmüş ve 24 ocak 1962'de vefat etmiştir.

Ahmet Hamdi Tanpınar'ın en bilinen ve en beğenilen romanı olarak gösterilen 'Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nü, İngiliz edebiyatı profesörü ve edebiyat eleştirmeni Berna Moran şöyle değerlendiriyor:

'Saatleri Ayarlama Enstitüsü' iki uygarlık arasında bocalayan toplumumuzun yanlış tutumlarını, davranışlarını, saçmalıklarını alaya alan, eleştiren bir romandır.

Eser çocukluğu Abdülhamit döneminde geçen, Meşrutiyet ve Cumhuriyet dönemlerini de yaşayan Hayri İrdal'ın anıları şeklinde verildiğine göre söz konusu hicvin son elli yıllık Türk toplumuna yöneltilmiş olması gerekir.

Birinci bölüm 'Büyük Ümitler', tanzimat öncesini, ikinci bölüm 'Küçük Hakikatler', Tanzimat dönemini, üç ve dördüncü bölümler ise Cumhuriyet döneminin başlarını ve devamını ele almaktadır.

Yazar söz konusu dönemleri gerçekçi bir yöntemle yansıtıyor demek istemiyor tabii, toplumumuzun o dönemlerdeki bazı özelliklerini dolaylı bir yoldan dile getirip hicvettiğini söylemek istemektedir.

Yazarlar romanda hiciv için çeşitli yöntemlere başvurmuşlardır. Paradi yöntemi (Cervantes), ütopya yöntemi (Huxley), hayvanlar dünyasını alegorik olarak kullanma yöntemi (Orwell), topluma bir yabancının gözüyle bakma yöntemi (Montesquieu)… vb...

Tanpınar, 'Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nde sonuncuyu biraz değiştirerek ve daha karmaşık bir biçime sokarak kullanır. Yöntemi de toplumu bir gözlemci kullanarak eleştirmektedir.

Başka romanlarda yazar kullandığı yabancı kişiyi o toplumun çeşitli kesitlerine ya da kurumlarına sokar ve toplumun o günkü durumunu eleştirir. 'Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nde ise İrdal'ın çevresindekiler fazla değişmez, aynı kişilerdir.

Hiciv, geleneksel, toplumsal ve ahlaki değerlerle, hayatta bunlara ters düşün davranışların yarattığı uyumsuzluktan kaynaklandığına göre, etkili olması için yazarın okurla paylaştığı rasyonel bir normlar sisteminin bulunması gerekir.

Yazar bu normların dışına çıkanları kendisine hedef alır, çünkü amacı bu bozuklukları, aksayan yönleri gülünç düşürerek düzeltmelerine yardımcı olmaktır. Bozukluklar da çeşitlidir. Gurur, ikiyüzlülük, aptallık, bencillik, para hırsı sömürü, zulüm, haksızlık vb...

Tanpınar, en etkin mizahı elde etmek için İrdal'ın bir gereç gibi kullandığından kişiliğinin tutarlı olmamasına aldırış etmez.

Bu tutarsızlık, okurun eseri anlamasına güçleştirecek duruma gelir. Fakat romanın büyük bir kısmında İrdal, saf, iyi kalpli, sağduyu ve mantık sahibi, kendisi de dahil dürüstlükten ayrılanları eleştiren, geleneksel değeri savunana bir adamdır.

Eserleri

Şiir: 'Şiirler' (1961, 'Bütün Şiirleri' adıyla genişletilmiş olarak 1976)

Öykü: 'Abdullah Efendinin Rüyaları', (1943), 'Yaz Yağmuru' (1955), 'Hikayeler' (1983)

Roman: 'Huzur' (1949), 'Saatleri Ayarlama Enstitüsü' (1962), 'Sahnenin Dışındakiler' (1973), 'Mahur Beste' (1975),

'Aydaki Kadın' (1987)

Deneme: 'Beş Şehir' (1946),

'Yahya Kemal' (1967),

'Edebiyat Üzerine Makaleler' (1969),

'Yaşadığım Gibi' (1970)

Monografi: 'XIX. Asır Türk Edebiyatı Tarihi' (1949)

Hakkında hazırlanmış eserler

'Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Mektupları',

Zeynep Kerman (1974)

'Ahmet Hamdi Tanpınar'dan Seçmeler', Enis Batur (1992)

'Boşluğa Açılan Kapı', Haluk Sunat (2004)

Ve Ahmet Hamdi Tanpınar'dan bir şiir:

NE İÇİNDEYİM ZAMANIN,

NE DE BÜSBÜTÜN DIŞINDA;

YEKPARE, GENİŞ BİR ANIN

PARÇALANMAZ AKIŞINDA.

BİR GARİP RÜYA RENGİYLE

UYUŞMUŞ GİBİ HER ŞEKİL,

RÜZGARDA UÇAN TÜY BİLE

BENİM KADAR HAFİF DEĞİL.

BAŞIM SÜKUTU ÖĞÜTEN

UÇSUZ BUCAKSIZ DEĞİRMEN;

İÇİM MURADINA ERMİŞ

ABASIZ, POSTSUZ BİR DERVİŞ.

KÖKÜ BENDE BİR SARMAŞIK

OLMUŞ DÜNYA SEZMEKTEYİM,

MAVİ, MASMAVİ BİR IŞIK

ORTASINDA YÜZMEKTEYİM.

Yazarın Diğer Yazıları