Kendi kendimize soralım ve cevabını arayıp bulalım. Türkiye’de gerçek anlamda demokrasi var mı! Bir şeyin var olup olmadığını anlamak için o şeyin ne olduğunu bilmek lâzım. DEMOKRASİ kelimesi “demos” (halk) ve “kratos” (egemenlik) kelimelerine dayalı bir kavramdır. Kısaca Demokrasi, halkın egemenliği demektir. Demokraside egemenliğin gerçek sahibi “birey” ve nihayetinde, bir devlet sınırları içerisinde yaşayan “halk”tır.
Demokrasi, tüm üye veya vatandaşların, organizasyon veya devlet politikasını şekillendirmede eşit hakka sahip olduğu bir yönetim biçimidir. Türkçeye, Fransızca démocratie sözcüğünden geçmiştir. Genellikle devlet yönetim biçimi olarak değerlendirilmesine rağmen, üniversiteler, işçi ve işveren organizasyonları ve bazı diğer sivil kurum ve kuruluşlar da demokrasi ile yönetilebilirler.
Demokrasinin tanımı tartışması günümüzde hâlâ devam eden bir tartışmadır. Bunun sebepleri: Ülkelerdeki bazı kurumların görüşlerini haklı çıkartmak adına demokrasi tanımını kullanmaları, demokratik olmayan devletlerin kendilerini demokratik olarak tanıtma çabaları ve aslında genel bir kavram olan demokrasinin tek başına kullanılması (Anayasal demokrasi, sosyal demokrasi, liberal demokrasi vb.) gibi sebepler gösterilebilir. Demokrasiye farklı atıflar:
Çoğunluğun yönetimi
Azınlık haklarını güvenceye alan yönetim;
Fakirin yönetimi;
Sosyal eşitsizliği yok etmeye çabalayan yönetim;
Fırsat eşitliği sağlamaya çalışan yönetim;
Kamu hizmetinde bulunmak için halkın desteğine dayanan yönetim.
İşte, demokrasinin öz tanımı budur. Bu açıdan tahlil edildiğinde Türkiye’de, gerçek anlamda demokrasi olduğunu iddia eden varsa
YALAN
SÖYLÜYOR
demektir. Özellikle, tutuklu gazetecilerin sayıları Türkiye’de demokrasi olmadığının açık delilidir. Demokrasinin en temel koşullarından biri de medya özgürlüğüdür. Medyanın, diğer deyimiyle basının özgür olması demokrasinin olmazsa olmaz şartıdır. Eleştirel de yapsa basın özgür olmalıdır. Türkiye’de tutuklu gazeteci sayısı, dünya ortalamasının kat-kat üstündedir. Bir ülkede basın özgür değilse, demokrasinin olması muhaldir.
Sözde demokrasi havarileri, Türkiye’de demokrasinin geliştiğini iddia ederlerken, gözaltılar devam etmekte. Hala gecenin geç saatlerinde gazeteciler evlerinden gözaltına alınabilmekte.
Demokrasinin bir diğer olmazsa olmaz şartı özgür ve bağımsız yargıdır. Anayasada yapılan değişikliklerden sonra vatandaşların bu konuda da kuşkuları artmaktadır. Anketler, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yüzde 80’inin yargıya güvenmediğini göstermektedir.
Tutuklanma sebepleri bile bilinmeyen o kadar çok tutuklu var ki, zihinlerde istifhamların oluşmaması imkânsız. Türkiye’de, gelişmiş bir demokrasinin olduğunu iddia edenlerin, sadece tutuklu gazeteciler için söyleyecekleri bir sözleri var mı acaba!