Geçtiğimiz hafta, medyada en çok dillendirilen konulardan biri de
AYASOFYA’DA Cuma namazı
kılınmasıyla ilgiliydi.
Bilindiği gibi, Ayasofya’nın tekrar ibadete açılıp açılmayacağı konusunda son sözü söylemek sözde ilgili mahkemenin vereceği karara bırakılmış! Bu konudaki karar ise 2 Temmuz’da yapılacak mahkemede alınacak. Karar, Ayasofya’nın yeniden cami olarak ibadete açılması yönünde çıkarsa
5 Temmuz Cuma günü Ayasofya’da Cuma namazı kılınacak!
Konu bu aşamadayken, Profesör etiketli biri konuyla ilgili yaptığı yorumda
“Yunanistan’la savaşmak pahasına bile olsa, Ayasofya ibadete
açılmalıdır”
buyurmuş. Bu sayın profesöre göre Ayasofya’nın tekrar cami olarak ibadete açılması için savaş bile mubah! İstanbul’da, 3 bin 270 cami ve mescit var. Bu cami ve mescitlerin hepsi de pandemi öncesinde ibadete açıktı. Ayasofya ibadete açılırsa, sayı 3 bin 271 olacak! Hem, Ayasofya’nın cami olarak tekrar ibadete açılmasını istemek normal olsa bile, Yunanistan’la savaş pahasına bile olsa istemek başkadır. Bu çağrı,
Türk-Yunan savaşını
tetiklemektir.
Bir Türk profesörün Ayasofya’nın Türk-Yunan Savaşına yol açması halinde bile ibadete açılmasının gerekli olduğunu söylemesi, Yunanlıları savaş konusunda kışkırtmaktır. Bu sayın profesör farkında olmadan diyor ki,
“biz Ayasofya’yı ibadete açarsak, Yunanistan bize savaş açacak. Bunu göze alalım ve yine de Ayasofya’yı ibadete açalım!”
Ayasofya ibadete açılırsa, Yunanistan’la neden savaşmamız gerekecek! Yunanistan’ın, Ayasofya ile ilgisi ne! Ayasofya konusuyla ilgili olan sadece Yunanistan mı, yoksa bütün Hıristiyanlık âlemi mi!
Bırakalım, mahkeme kararını versin, karar, Ayasofya’nın yeniden cami olarak açılması yönündeyse, Yunanistan’a karşı savaş kışkırtıcılığı yapmadan sessizce gidilsin ve namaz kılınsın, Ayasofya’nın ibadete açılmasının,
bir TÜRK-YUNAN SAVAŞINA NEDEN OLABİLECEĞİ DURDUK YERDE DİLLENDİRİLMESİN!!!