Bilindiği gibi memur ve emeklilerin maaşlarına yılda iki defa zam yapılır. Bunun ilki 1 Ocak, ikincisi ise 1 Temmuz itibarıyla yapılan zamdır.
TÜİK’İN
verilerine bakarsanız, Türkiye’de enflasyon rakamları gayet düşük. Enflasyon sepetine kadınların kullandıkları rujları, parfümleri koyarsanız, elbette düşük çıkar. Siz meyve, sebze, nohut, bulgur, makarna, yağ ve benzeri gıda maddeleriyle doğalgaza, elektriğe, suya yapılan zamlardan haber verin. O zaman görülecek ki, emekli ve memur maaşlarına Temmuz ayında yapılacak zam oranının yüzde 25’in altında olmaması gerekir.
Doğrusunu isterseniz, memurların ve emeklilerin Temmuz zammından pek bir ümitleri yok. Koronavirüs pandemisi yüzünden zaten sıfırı tüketmiş olan maliyenin okkalı ve gerçekçi bir zam için takati yok. Yani, tarak yine emeklilerin, memurların başlarında kırılacak. Yüzde 4-5 oranında zam yapılarak (işinize bakın) denilecek.
Onlara göre hava hoş. Birkaç maaş alanları var. Ödenekleri, devletin kesesinden harcamaları olanlar bulunmakta. Yani, memurlar ve emekliler Temmuz zammına hiç mi, hiç bel bağlamasınlar. Bağlayaraktan, sonra büyük hayal kırıklığına uğramasınlar.
Türkiye’de yaklaşık 12 Milyon emekli var. SSK, Bağ-Kur ve memur emeklilerinin gündemleri ise Temmuz ayında yapılacak maaş zamları.
12 milyon emeklinin yaklaşık 9 milyonu SSK ve Bağ-Kur emeklisi. SSK ve Bağ-Kur emeklileriyle memur emeklilerine Temmuz ayında yapılacak zam oranı Haziran aylı sonunda belli olacak.
Hükümet, zam oranlarını açıklarken, enflasyonun tahmin edilen orandan yüksek çıkması durumunda, bir de enflasyon zammı vereceğini belirtmişti. Tabii, enflasyonun neye göre hesaplandığı ortada.
Oysa enflasyon rakamları belirlenirken esas alınması gereken mutfak giderleridir. Ekmek, et, yağ, pirinç, bulgur, makarna, balık sebze, meyve fiyatlarını esas almayan bir enflasyon hesaplaması, sözün tam anlamıyla aldatmacadır!
Son altı ay içinde mutfak masraflarının katlanmasına karşılık, kâğıt üzerinde nasıl düşük gösteriliyor, buna pek aklımız ermemekte!
Enflasyon gerçekten düşükse, milletin geçim sıkıntısının artmasının hikmeti nedir. Enflasyon düşmüşse veya iddia edildiği seviyelerde gerçekleşmişse, geçim sıkıntısının 6 ay öncesine göre bile daha da ağırlaşması neden kaynaklanıyor!
Emekliler, açıklanan enflasyon rakamlarıyla hiç mi, hiç ilgilenmiyorlar. Geçim sıkıntısı artmışsa, yetkililer ne kadar düşük göstermek isteseler istesinler, enflasyon yüksek demektir. Yetkililere bizim bir tavsiyemiz var. Gerçek enflasyonu, elbette ki bu işin uzmanları olan sizler, vatandaşlardan çok daha iyi biliyorsunuzdur. Yani, Milleti bile-bile lades ettiğinizin farkındasınız!
Maşallah, Türkiye’deki emeklilerin durumlarının, Avrupa ülkelerinin emeklilerinden çok daha iyi olduğunu söyleyebilen Bakanlarımız, vekillerimiz bile var. Bunun için emekliler, tespit edilmiş oranlara ilave olarak bir enflasyon farkı da ödenir mi diye beyhude umutlanmasınlar!
12 milyon emekli, 12 milyon eşleriyle birlikte 22 milyon seçmen olur. Amma emekliler güçlerinin farkında değiller ki. Farkında olsalar
EMEKLİLER
PARTİSİ
kurarak iktidar olur, milletvekilleri gibi kendilerine kıyak zamlar yapar,
KIYAK HAKLAR YARATIRLARDI.