Koronavirüs Pandemisi nedeniyle, taziye geleneklerimizi de bir yana bırakmış bulunuyoruz. Oysa, özellikle Merkez İlçeye özgü çok zengin bir taziye kültürümüz var. İstedik ki, son yıllarda zaten giderek etkinliğini kaybeden ve pandemide tamamen ara verilen Siirt’in, kadim yerlilerinin taziye geleneklerini anımsatalım.
Şehrimizde taziyeler babında
“İlk Bayram Matemi!”
olarak yorumlanabilecek bir etkinlik vardı. Yaklaşan Ramazan Bayramı münasebetiyle bu etkinliğin ne olduğunu örnekleyerek anlatalım. Bunun için de, öncelikle vefat eden Siirtlilerle ilgili örf ve adetler konusunda kısa bir sunumda bulunalım. Siirtli ailenin bir ferdi öldüğü zaman,
DEFNEDİLDİĞİ İLK GÜN DAHİL İLK ÜÇ GÜN TAZİYESİ VE HELETESİDİR.
Geçmiş yıllarda, Helete ziyaretleri camilerde sabah, öğle, ikindi ve akşam namazlarını müteakip icra edilirdi. Şimdi, Şehrimizde kurulan taziye evleri ve taziye çadırları, bu konuda, camilerin sırtlarından büyük bir yükü kaldırmış bulunmaktadır.
Yine, ölen Siirtli için ölüm tarihini takip eden ilk üç Perşembe günü gecesi ev ziyareti, Cuma günü sabah saatlerinde de mezar ziyareti yapılması adeti vardır. İlk üç gün içine denk gelen Cuma varsa, ilk Cuma sayılmaz, ilk üç Cuma, üç günlük taziye günlerini takip eden cumalar için geçerli olur. Kırkıncı gecede de (otuzdokuzuncu günün gecesi) yaygın olduğu şekilde, genelde Mevlit-i Şerif okutularak ölümünün kırkıncı gününde, ölü kişi anılmış olur.
İlk Bayram matemine gelince, diyelim ki bir hemşerimiz Kurban Bayramı sonrasında ve Ramazan Bayramı öncesinde vefat etmiş.
O mevta için İLK BAYRAM MATEMİ, RAMAZAN BAYRAMININ GÜNLERİDİR.
Siirtli atalarımız
“Biz bayram yaparken, yıl içinde kaybettikleri ölüleri için onlar üzüntülü!”
diyerek komşuları, akrabaları, dostları olan aileleri ziyaret eder, yıl içinde kaybettikleri aile fertleri için tesellide bulunurlardı.
Ramazan Bayramı ile Kurban Bayramı arasındaki günler içinde vefat edenlerin İLK BAYRAM MATEMLERİ ise haliyle KURBAN BAYRAMI GÜNLERİDİR.
Yıl içinde vefat edenler için uygulanan İlk Bayram taziyelerinin giderek terk edilmekte olduğu bir gerçektir. Doğrusunu isterseniz, İslâmi kurallara uygun düşmeyen bu geleneğin hemen-hemen terkedilmiş olması isabetlidir. Düşünebiliyor musunuz! Mesela Kurban Bayramının ertesinde ve hatta Kurban Bayramının günleri içinde vefat etmiş bir Siirtlinin
İLK BAYRAM MATEMİ, RAMAZAN BAYRAMININ GÜNLERİDİR. Yani, belki de on ay önce vefat etmiş biri için Ramazan Bayramı günlerinde taziye için gidilecek ve dertler tazelenecek.
Oysa İslâm dininde YAS ÜÇ GÜNDÜR. ÜÇ GÜNDEN FAZLASI HARAMA GİRER.
Dinimizle bağdaşmayan gelenekleri terk etmemiz gerektiğini anımsatalım. Velev ki, bu usulleri ihdas eden atalarımız olsunlar. Yanlışı kim yaparsa ve uygularsa, yanlıştır!
Batıl adetlerin terk edilmesi elbette ki isabetlidir. Öyle tahmin ediyoruz ki, hafta içinde kutlayacağımız Ramazan Bayramında geçmişte yaşanan yanlışlıklar yaşanmayacak ve ilk Bayram taziyesi gibi, İslamiyetle bağdaşmayan bir uygulamaya gidilmeyecektir.
Bayram günlerinde, (yıl içinde ölüsü vardı) diyerek ve teselli edelim derken, yaraları deşmenin anlamı yok. Dinimizi de, kendimizi de bu gibi yanlış uygulamalardan arındıralım! Ölenlere rahmet, kalanlara afiyetler dileyelim, ama, bunu içimizden yapalım.
Hele bu koronavirüs pandemisinde taziyeleri tümden kaldıralım. Telefonlaşalım veya mesaj yoluyla taziylelerimizi iletelim. Önümüzdeki Ramazan Bayramı dolayısıyla anımsatalım istedik.