Fatih Arıtürk

SİİRT EVLİYALARI (19) MAHLASI (NURİ) OLAN BİR ŞAİRİN SULTAN MEMDUH'LA İLGİLİ ARAPÇA KASİDESİNİ AHMET ARITÜRK'ÜN TERCÜMESİYLE VERİYORUZ

Fatih Arıtürk

ALLAH’IN İNAYETİ VE SONSUZ RAHMETİYLE

RUH SAFLIĞA ULAŞIP GİRDİ TERTEMİZ HALE

VE AÇIĞA KAVUŞTU ÇOĞALAN BİR HÂL İLE

ÂRİF-İ BİLLÂH SULTAN MEMDUH BEREKETİYLE

VE BEDİR AY’I GİBİ KEMÂLE ERDİ MEMDUH

O İSLÂMIN YIKILAN BAYRAĞINI KALDIRDI

VE TARİKATA GÜNEŞ GİBİDİR İNTİSABI

MEVLÂ O’NA HAKİKAT ŞARABINI TATTIRDI

HER DEVİR BİR GELİNE İÇİRİR BU ŞARABI

DERYALAR GİBİ DERİN, MÂNAYLA DOLU MEMDUH

O’NUN DIŞ GÜZELLİĞİ, KEMÂLİNE İŞARET

BUNU ANLARSIN GÜZEL YÜZÜNE BAKSAN ŞÂYET

EY O’NUNLA CİDALE KALKIŞAN BİR DİKKATET

NEDİR SENDEKİ BU HÂL, BU GAFLET, BU DALÂLET

BU DEVİRDE EŞSİZDİR İLM-İ LEDUNDA MEMDUH

SIRLARI HER BİR DERDE AŞİKÂR OLDU O’NUN

YÜKSELEN MERTEBESİ İŞARETİDİR BUNUN

O’NU ZİYARET EDEN TE’YİT ETMEDE BİLİN

BİLHASSA İTİKADI ÇOKTUR O’NA AKRAD’IN

ONLARCA GAYET İYİ TANINIR BİL Kİ MEMDUH

O ÖYLE BİR SOYDAN Kİ, BENZEMEZ HİÇ BİR SOYA

VE O’NUN ASİL SOYU VARMADADIR ABBAS’A

MAKAMI PEK YÜKSEKTİR, ÂRİFLER EYLER GIBTA

KALB GÖZÜYLE BAKARSAN BU TİLLOLU İMAMA

ÂŞIK OLURSUN HEMEN, AKLINI ALIR MEMDUH

O, ÇOĞU ZAMAN HAK’KIN ZİKRİNE DALAR GİDER

UZAKLAŞMIŞTIR ONDAN TÜM NEFSANİ LEZZETLER

GECELER TEFEKKÜRLE UYUMAYI TERKEDER

GÖRMEZ MİSİN HÜCUMA HAZIR ASLANA BENZER

SAVAŞAN ASLANLARA BENZER ŞEYHİMİZ MEMDUH

NİCE YILLARI SÜLÜK İLE GEÇMİŞTİR O’NUN

YÜKSEK MAKAM BULMASI, BUNDANDIR BİLMELİSİN

GAVS VE KUTUP OLUŞU ÂYAN OLDU BÜSBÜTÜN

İNANMAZ MISIN BUNA, GERÇEĞİ GÖRMEZ MİSİN

SAADETE ERİŞTİ, DÂVA SAHİBİ MEMDUH

O’NUN MÜRİTLERİNE GIBTA ETMEKTEYİM BEN

BELLİ OLUR HALLERİ, YÜZLERİNE BAKARSAN

İMDADINA YETİŞİR MÜRİDİNİN ÖLÜRKEN

VASIL EDER ALLAH’A İMAN ÜZERE BİLSEN

DUASIYLA SULTANLAR SULTANI OLAN MEMDUH

BU FAKİR, BU MEDHİYLE ÜMİT ETMEKTEDİR Kİ

KABİRDE ÇÜRÜMEDEN, TOPRAK OLMADAN TENİ

DÜNYA YÜZÜYLE GÖRÜR, NURLU YÜZÜNÜ BİL Kİ

YARALI KALBİ İLE O’NUN ÂŞIĞI NURİ

GÜZELLERİN GÜZELİ, AY YÜZLÜ SULTAN MEMDUH

***

BU ŞİİRİ TERCÜME EYLEYEN ÂBİD DAHİ

İSTİMDAT EYLER SULTAN MEMDUH’TAN BİL Kİ AHİ

ELİMİZDEN TUT GAYRİ, EY AY YÜZLÜ, EY MAHİ

EY GÖNÜLLER SULTANI, İNANIRIM VALLAHİ

ELDEN TUTUCUSUN SEN, ÇAĞRILDIN MI EY MEMDUH

ZEMZEM’ÜL HASSA

(1765-1852)

Şeyh Mustafa Fani Hz.’nin kızı, Sultan Memduh’un eşidir. Tillo’da dünyaya gelmiştir. Hazret-i Rabia gibi kadın evliyalardandır. Bir çok kerametleri menkuldür. Divanı olduğu söylense de kayıptır. Velâyet mertebesine eşi Sultan Memduh’tan önce ulaştığı rivayet edilir.

Tillo’nun Güneydoğusunda Tuvayle denilen tepede  bir çilehane yaptırır, zamanının büyük bölümünü zikir, fikir ve ibadetle geçirir. Öyle bir Allah âşığı olur ki adı

“MECNUNE”

ye çıkar.

Doğum tarihi Miladi 1765 olup vefat tarihi yine miladi 1852’dir. Eşi Sultan Memduh’un defnedildiği türbede yanına defnedilmiştir.

1890 yılında Tillo’ya gelen Bediüzzaman, Kubbe-i Hasiye denilen bu kubbede tek başına kalarak Kamus-u Okyanus adlı lügatı babu’s-sin’e kadar (1.155 sahife) ezberlemiştir. Bu arada kardeşi Mehmet’in getirdigi yemeğin tanelerini karıncalara verip, suyuna da ekmeğini batırarak yermis. “Neden böyle yapıyorsun?” diyenlere Bediüzzaman: “Karıncaların içtimai hayatlarında malikiyet, çalışkanlık, yardımlaşma ve vazifeşinaslık var. Ben bunu gördüğüm için bunların Cumhuriyetperver oluşlarına mükafaaten kendilerine yardım etmek istiyorum.” diye cevap vermiştir.

Yüce Allah’ın rahmeti üzerlerine olsun.

Yazarın Diğer Yazıları