Milletvekilliği genel ve Cumhurbaşkanı seçimi öncesi Millet ittifakı sığınmacıları en geç 2 yıl içinde Suriye’ye geri göndereceğini açıklamıştı. AKP ise Türkiye’de barınmalarına müsaade edileceğini duyurmuştu. Türkiye’de 15 milyona yakın sığınmacı olduğu tahmin edilmekte. Bunların ne kadarının Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı yapıldıkları ise hala meçhul. Hiç şüphe yok ki, sığınmacılardan Türkiye Vatandaşı yapılmış olanlar, hem milletvekili, hem de cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Cumhur ittifakının adayları lehine oy kullanmışlardır. Hatta, cumhur ittifakının seçimleri almasının en önemli sebeplerinden birinin de, vatandaş yapılmış olan sığınmacıların kullandıkları oylar olduğu iddia edilmekte. Bunlar enayi mi Suriye’ye dönsünler. Gerçekte, Türkiye’de kalmak gibi bir niyetleri de yok. Kapağı Avrupa’ya atmak istedikleri belli. Onların nazarında, Türkiye, Suriye’ye göre ehven-i şer. Amaç, Türkiye’den Avrupa’ya kapağı atabilmek.
Türkiye’de yaşamayı benimsemedikleri belli olan sığınmacılar daha demokratik, adil, müreffeh olduklarına inandıkları Avrupa Birliği devletlerine kapağı atabilmek için fırsat kolluyorlar. Türkiye, sınırları açsa, bakın o zaman nasıl kaçıyorlar.
Sığınmacılar, Hıristiyan olan Avrupa Birliği ülkelerini, sözde halkı Müslüman Türkiye’ye tercih ediyorlarsa, elbette bunun bir değil, birçok sebepleri vardır. Bu sebeplerin başında ekonomik nedenler başı çekse bile demokrasiye ve adalete duyulan güvenin çok düşük seviyelerde olduğunu hissetmelerinin etkisi var.
Biz sığınmacılara ne kadar kızıyor olsak bile, onları istismar ettiğimiz, ucuz işçi olarak çalıştırdığımız gerçeğini de kabullenmek durumundayız. Şimdi,
(kapılar açıldı ve isteyen Avrupa ülkelerine
gidebilir)
denilirse, fırsatçı, üçkâğıtçı namussuzlara yine gün doğacak. Zavallı sığınmacılar üzerinden vurgunlar peşinde olanlar var. Sığınmacıları, Avrupa ülkelerine ve öncelikli olarak Yunanistan’a geçmelerine yardımcı olmak vaadiyle kandıranların, paralarını alanların haddi hesabı yok. Denize düşenin yılana sarılması misali, zavallı sığınmacılar da, bu üçkâğıtçı madrabazların oyunlarına gelerek, ceplerinde olan son paralarını da bu felaket fırsatçılarına kaptırmaktadırlar.
Yunanistan’a ve oradan da diğer Avrupa ülkelerine gidebilmek hayâliyle her türlü tehlikeyi göze alan sığınmacıların açık bir şekilde istismara uğramaları karşısında, Devletin yapması gereken bir şeyler yok mu! Hani bunlar
MUHACİRİN’Dİ
. Muhacirinleri, üçkâğıtçıların oyunlarına karşı korumak gerekmiyor mu!
Hem baksanıza, sığınmacıların bile kaçmak ve kurtulmak istedikleri bir ülke durumuna dönüşmüşüz. Türkiye’yi, sığınmacıların bile yaşamak istemedikleri bir ülke durumuna sokanlar utansın.
Evet ve maalesef! Ülkemize sığınmak zorunda kalmış olan 15 milyon sığınmacının hepsi de, bir yolunu bulsalar, kapağı Avrupa ülkelerine atacaklar. Türkiye’nin ne durumda olduğunu daha iyi anlatacak bir örnek var mı!