Fatih Arıtürk

(Senin Dinin Sana, Benim Dinim, Bana!)

Fatih Arıtürk

(LAİKLİK)

kavramı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına 5 Şubat 1937’de 2. Maddede yapılan değişiklikle girmiştir. 1961 Anayasasının 2’inci maddesinde de Türkiye Cumhuriyeti, insan haklarına ve ‘Başlangıç’ta belirtilen temel ilkelere dayanan, milli, demokratik,

LAİK

ve sosyal bir hukuk devletidir, denilmiştir. 1982 Anayasasının yine 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik,

LAİK

ve sosyal bir hukuk devletidir denilerek,

LÂİKLİK

ilkesi büyük bir özenle korunmuştur.

Yine 1982 anayasasının 4. maddesinde Anayasa’nın 1’inci maddesindeki Devletin şeklinin cumhuriyet olduğu hakkındaki hükümle, 2’nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3’üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez denilmiş ve aralarında

LÂİKLİK

ilkesinin bulunduğu kavramların değiştirilemeyeceği, değiştirilmek şöyle dursun, değiştirilmelerinin teklif dahi edilemeyeceği kararlılıkla vurgulanmıştır.

Türkiye’nin yönetim şeklinin Cumhuriyet, demokratik,

LAİK

ve sosyal bir hukuk devleti olduğu, Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, Bayrağının Ay-yıldızlı bayrak, Başkentinin Ankara, Milli Marşı’nın İstiklâl Marşı olduğu, bunların hiçbir şekilde değiştirilemeyeceği, değiştirilmesinin teklif dahi edilemeyeceği peş-peşe kabul edilen tüm anayasalarda vurgulanmıştır.

Peki, üzerinde bu kadar hassasiyetle durulan

LAİKLİK

nedir. Kimi aklı evvellerin iddia ettikleri gibi

DİNSİZLİK

anlamına mı gelir. Elbette hayır!

LAİKLİK

devletin, vatandaşlarıyla olan ilişkilerinde inançlara göre ayrım yapmaması ve ayrıca, herhangi bir inancın, özellikle de bir toplumda egemen olan inancın, aynı toplumda azınlıkların benimsediği inançlara baskı yapmasını önlemesi demektir.

KISACASI LAİKLİK, DİN VE DEVLET İŞLERİNİN BİRBİRİNE KARIŞTIRILMAMASIDIR.

Diğer bir ifadeyle din işleriyle dünya işlerinin ayrılmasıdır. Her din mensubunun kendine göre olan iman ve inançlarının yerine, aklın egemenliğinin kabul edilmesidir. Bunun neresi dinsizlik! Müslüman’ın, Hıristiyan’ın, Yahudi’nin ve diğer dinlerin mensuplarıyla hatta Ateistler arasında toplumsal bir uzlaşı yöntemidir. Dahası, İslam Dinindeki

(Senin dinin sana,

benim dinim bana)

kuralının fiilen tatbikidir.

(Dinde zorlama yoktur)

kuralının ta kendisidir!

Evet, 5 Şubat tarihi, aslında

(LAİKLİK GÜNÜ)

olarak kutlanması gereken bir gündür.

LAİKLİK

bir toplumda çeşitli dinlere, görüş ve düşüncelere mensup insanları birleştiren bir yapıştırıcı unsur hükmündedir. Kısacası,

LAİKLİK

ilkesini kaldırdınız mı, toplum darmadağınık bir hale gelir.

Yazarın Diğer Yazıları