İlimize yeni atanmış Valileri ve sair devlet erkânlarını ziyaret etmek,
EŞRAF TAKIMI
HEMŞEHRİLERİMİZİN
asla ihmâl etmeyecekleri bir gelenektir. Geçmiş yıllarda, İlimize yeni atanan bir Valiye
“hoş geldiniz”
ziyaretinde bulunmak için o zamanın özel kalem müdürlüğü görevini ifa eden (O zaman, özel kalem müdürleri yokmuş, tahrirat kâtipleri varmış) hemşerimize, yine bir hemşerimiz
Vali Beye “hoş geldiniz”
ziyaretinde bulunmak istediğini belirtmiş.
Tahrirat Kâtibi Hemşerimiz bu talep üzerine:
-Senin için randevu isterken, neci olarak söyleyeyim?
diye sormuş.
Berikinin kafası atmış:
-Yahu, ne diyeceksin! “Şehrin Eşrafındandır!” diyeceksin tabii!
demiş.
Kendisini
“Şehrin Eşrafından!”
olarak takdim ettirmek isteyen kişinin ne kadar üçkâğıtçı biri olduğunu bilen Tahrirat Kâtibi, çâr, nâçâr
-Peki! Öyle olsun!
diyerek Valinin huzuruna girince, randevu talebini iletmiş ve:
-Şehrin eşrafından …….. …… zatı âlinizle görüşmek istiyor!
demiş.
Vali, sormuş:
-İyi kardeşim, “Şehrin Eşrafından” da, işi gücü, mesleği yok mu bu adamın!
Tahrirat Kâtibi, gülümseyerek cevap vermiş:
-Sayın Valim! Adamın kendisi, böyle takdim edilmeyi istedi. Bana sorarsanız, üçkâğıtçının, dalaverecinin, sahtekârın tekidir! Ama zengindir ve iktidar partisi mensubudur. Bu açıdan, haklı olarak kendisini “ŞEHRİN EŞRAF TAKIMINDAN GÖRMEKTE!”
Tahrirat Kâtibinin bu tarifi üzerine Vali cevap vermiş:
-Bu, Şehrin eşrafı mı, meşrafı mı olduğunu söyleyen zat her kim ise, ona de ki, “Vali beyin şu an için sizi kabul etmeğe zamanı müsait değil!”
Ve sözlerine devam etmiş:
-Bize eşraf takımı değil, adam gibi adam lâzım!