Fatih Arıtürk

SEÇİMLERİN KADERİNİ  HDP TAYİN EDECEK!

Fatih Arıtürk

Türkiye’de iki zıt kutup vardır. Bunlar HDP ve MHP’dir. Her iki siyasi partinin de bir takım aşırılıkları olduğu muhakkak. Biri Kürtçülük, diğeri Türkçülük üzerinden siyaset yapmaktadırlar. Bunun böyle olduğunu inkâr etmek mümkün değildir. Oysa adı

(TÜRKİYE CUMHURİYETİ)

olan bu devlette sadece Türkler ve Kürtler yaşamıyorlar. Araplar, Gürcüler, Lazlar, Zazalar, Çerkezler, Aleviler, Sünniler, Türkmenler, Yörükler, Tatarlar, Tahtacılar, Azeriler, Karaçaylılar, Terekemeliler, Boşnaklar, Arnavutlar, Hemşinler, Pomaklar, Romanlar ve aklımıza gelmeyen daha kimler, kimler var…

Hâl böyleyken, bir siyasi partinin Türk, diğerinin Kürt Milliyetçiliği üzerinden prim yapmak çabası Türkiye Cumhuriyetinin birlik ve beraberliği açısından tehlikeli sonuçlar doğurabilmektedir.

1924 Anayasasına göre “Türkiye ahalisine din ve ırk farkı olmaksızın vatandaşlık itibarıyla (Türk) ıtlak olunur. Türkiye'de veya hariçte bir Türk babanın sulbünden doğan veyahut Türkiyede mütemekkin bir ecnebi babanın sulbünden Türkiyede doğup da memleket dâhilinde ikamet ve sinni rüşte vusulünde resmen Türklüğü ihtiyar eden veyahut Vatandaşlık Kanunu mucibince Türklüğe kabul olunan herkes Türktür. Türklük sıfatı kanunen muayyen olan ahvalde izale edilir.”

1982 tarihli Anayasa'nın 66. maddesine göre, "Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür.” Denilmektedir.

Anayasanın açık hükmüne göre,

TÜRKLÜK KAVRAMI BİR VATANDAŞLIK BAĞIDIR.

Türkiye Cumhuriyetinde yaşayan muhtelif dil, din ve ırklara mensup insanları bir tespih gibi düşünün. Tespihi koparırsanız, taneler darmadağın olur. Bunun için bu ülkede yaşayan ve Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı olan her fert dili, dini, ırkı, mezhebi ne olursa olsun, eşittir. Hiç kimsenin, hiç kimseden üstünlüğü yoktur.

Bunun için diyoruz ki, Türkiye Cumhuriyetinin birlik ve beraberliğinin korunması açısından HDP ve MHP bir araya gelebilmeli, birbirlerine düşman gözüyle bakmamalıdırlar. Devletin idamesi için gerektiği zaman ve zeminde koalisyon ortağı olmaktan bile tereddüt etmemelidirler. Böyle bir atmosfer oluşursa, bundan kazanan devletimiz olur,

85 milyon TÜRKİYE CUMHURİYETİ VATANDAŞI OLUR…

Bu arada seçim sathı mailine girilmişken, ne Millet İttifakı ne de Cumhur ittifakı HDP ile diyalog içine girmek yolunda adım atmıyor. Gerçekte, her iki iki ittifakın da, HDP’yi kendi yanlarına çekmek konusunda içten-içe büyük arzuları var ama birbirlerinden korkuyorlar. Oysa Türkiye’de üçüncü parti konumunda olan siyasi parti HDP’dir. Özellikle yerel seçimlerde, büyükşehir belediyelerinin muhalefet partileri tarafından alınmasında HDP’lilerin etkisi inkâr edilemez. Bu bir gerçektir ki, özellikle Cumhurbaşkanlığı seçiminde HDP’nin takınacağı tutum çok önemlidir. Hatta kazanacak tarafı belirleyen HDP olacaktır.

Öyle anlaşılıyor ki, 6 muhalefet partisinin katıldıkları liderler zirvesine HDP’ye davet yapılmamış olmasının sebebi İYİ partinin tutumu olmuştur. Bir türlü kendisini MHP’nin güdümünden kurtaramayan İYİ Parti, HDP ile aynı karede görünmekten korkmaktadır. Oysa, İYİ Parti kabuğunu kırsa ve marjinal bir parti olmak yerine sağdaki siyasi boşluğu doldurmak hedefine kilitlense çok daha kârlı olacaktır.

İşin gerçeği şu ki, HDP ile görüntü vermekten korkan diğer bir parti de AKP’nin kendisidir. Çünkü HDP’ye yakınlık gösterse, MHP’yi kaybetmek endişesi içinde. Şimdilik, MHP’nin meclisteki milletvekillerine ihtiyacı var. Barış sürecini anımsayalım. AKP, Kürt seçmenlerin oylarını kazanabilmek için neler, neler yapmadı. MHP’nin, meclisteki milletvekillerine ihtiyacı olmazsa, şimdi de HDP’ye öyle bir kucak açacaktı ki!

Bizim sözümüz MİLLET İTTİFAKINA. HDP’Yİ oyun dışı bırakıp, oylarını beklerseniz, hava alırsınız. Bunun için de İYİ Parti ve HDP’yi bir araya getirmenin formüllerini bulunuz…

Bunu unutmayalım, 14 Mayıs 2023’te yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerinin kaderini HDP belirleyecek.

Yazarın Diğer Yazıları