Fatih Arıtürk

SEÇİM YATIRIMLARI!

Fatih Arıtürk

Bugün için değil, her zaman için böyledir. Seçim zamanı yaklaştı mı, Devlet, daha doğrusu iktidardaki partiler, halka karşı bonkörleşirler. Seçimlere yakın, gıda maddeleri, giyecek, yakacak, para hatta altın bile dağıtıldığı olur. Bu gibi işlerin en usta iktidarı ise AKP’dir. Zaten, AKP’nin açılımını biz daha çok öncesinden

(ALTIN, KÖMÜR PARTİSİ)

olarak yapmıştık.

Evet, AKP iktidarı bu işlerde gerçekten çok başarılıdır. Memurlardan, işçilerden ve özellikle emekliden kısarak, tembellere dağıtmakta üstüne yoktur!

“Sosyal adaleti sağlıyorum!”

diyerek yıllardan beri hep sadaka ekonomisi uygular.

2023 yılı seçimlerine doğru yol alırken, 250 bin konut projesiyle iktidar, evsiz-barksız vatandaşlara göz kırptı. Cumhuriyet tarihinin en büyük projesi olarak 250 bin konut yapılacağını müjdeledi!

Seçimlere 10 ay kalmışken, böyle bir projenin tek amacının, oy devşirmek olduğu muhakkak. Ancak, 250 bin konut ne zaman başlayacak, ne zaman bitecek, bunun kesin bir açıklaması yok. Zaten, böyle bir projenin gerçekleşme süreci en az 5 yıl sürer. Dolayısıyla AKP, iktidardan düşeceği bir zaman dilimini hedef almış bulunuyor. Saf vatandaşlar da ev sahibi olmanın hayalini kuruyorlar.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da dediği gibi, projeyle ilgili

HAZİNE GARANTİSİ

verilse belki inanacağız.

Evet, Türkiye seçim atmosferine giriyor.

“ALTIN, KÖMÜR PARTİSİ”

yine bol-bol ulufe dağıtmağa başlayacak. Vatandaşlar da, daha şimdiden hissemize ne düşecek diye heyecanla bekliyorlar. Biliyorlar ki, bu seçim atmosferi içinde ne koparılırsa, kârdır!

Evet,

“ALTIN, KÖMÜR PARTİSİ”

fakir vatandaşların oylarını, hayali projeler ve sadaka ekonomisiyle devşirme sevdasında! Umuyoruz ki seçmenler uyanık davranırlar da hr seçim atmosferinde artık kanıksanan bu oyuna gelmezler.

HORMONLU OYLAR!

Hormonlu bitkilerin (meyve ve sebzeler) ne olduğunu hepimiz biliyoruz ve birebir yaşıyoruz. Çünkü yediğimiz sebze ve meyvelerin yüzde yüzüne yakını hormonlu. Öncelikle hormonlu bitkilerin ne anlama geldiğini bilmemizde yarar var. Üreticiler, özellikle meyve ve sebzelerin büyümelerini hızlandırmak ve verimini arttırmak amacıyla bazı katkı maddeleri kullanmaktadırlar. Bilinçsizce kullanılan hormon katkıları, insanların sağlığını tehdit eden boyutlara ulaşmış bulunmaktadır. Pazar, market ve manavlarda satışa sunulan sebzelerin hormonlu olup olmadığı ise dikkat edilecek birkaç ayrıntıyla anlaşılabiliyor. Sebzelerin ve meyvelerin büyüme süresini hızlandırmak ve verimini artırmak için bilinçsizce ve aşırı dozda kullanılan hormonların insan sağlığını olumsuz etkilediği belirtilirken, bu tür sebze ve meyvelerin mümkün olduğunca ve mecbur kalınmadıkça tüketilmemesi gerektiği vurgulanıyor. Hormonal katkıların belli seviyelerde kullanıldığı zamanlarda insan sağlığına bir zararı olmadığı ifade edilirken, aşırı doz kullanımının insan sağlığını bozduğuna dikkatler çekilmekte. Son zamanlarda doğal sebze ve meyve üretimine önem verilmesi de bundan kaynaklanmaktadır.

Hormonlu bayanlara gelince, bu bayanlar da estetik ameliyatlarla burunlarını, çenelerini, göğüslerini, kalçalarını, dudaklarını vs. düzeltirler. Her gün kuaföre giderek saçlarının, her gün lens değiştirerek gözlerinin rengini değiştirirler. Bir gün bakarsınız kızıl saçlıdırlar, bir gün bakarsınız sarışın olmuşlar. Gözleri bir kahverengi olur, bir mavi. Bir başka renk.

Affedersiniz amma bayanların hormonlusu ve hormonsuzu herhalde ve ancak yatakta belli olur!

Bir de Hormonlu oylar vardır. Hormonlu oylar rüşvetle, zorlamayla, tehditle alınan oylardır. Bunlar, gerçek demokrasinin önündeki en önemli engellerdir. Demokrasiye verdikleri zarar, ancak zaman içinde ortaya çıkar. Ne demişler,

“Anlayana sivrisinek saz, anlamayana, davul zurna az!”

Yazarın Diğer Yazıları