Yeni yıla girerken, kaçak içki satışlarında patlama yaşandığı ve merdiven altı üretilen içkilerden ölüm olaylarının giderek arttığı belirtilmektedir. Sahte içki imalatının önlenmesi için en geçerli yol, müskiratların üzerine konulan ağır vergilerin normal seviyeye çekilmesidir. Aksi takdirde, merdiven altı içki imal edenler de ve bu içkilerden alıp içenler de hep olacaktır.
Yeri gelmişken vurgulamakta yarar var. Sigaranın ve içkinin sağlığa zararları yanında, mali açıdan da, bütçelere büyük yükler getirdikleri ortada. Sigara ve içki, normal içilmeleri durumunda dahi rahatlıkla bir memur maaşının yüzde 20’sini alıp götürür. Dinimizde içki içmenin kesin olarak haram olmasına karşılık, sigara konusunda kesin bir hüküm yoktur. Ancak, geçmişte zaman-zaman haram gibi telakki edildiğini ortaya koyan uygulamalar olmuştur. Bugünkü yazımızda bir nostalji yaparak Osmanlı Padişahlarından Sultan 4. Murat’a ait bir anekdota yer vermek istedik. İşte o anekdot:
İçkinin haram olduğu zaten âyet-i kerimeyle sabittir. Ama şunu belirtelim ki, geçmiş yıllarda, özellikle Osmanlılar döneminde, din adamları tarafından sigarayı ve tütünü de haram ilân eden fetvalar verilmiştir. Bu fetvalara dayalı olarak, tütün ve sigaraya karşı mücadele veren ve çok ağır cezalar uygulayan Padişahlar olmuştur. Sigara ve içkiye karşı en etkili mücadeleyi veren Osmanlı Padişahlarından biri de Sultan 4. Murat Han’dır. Sultan 4. Murat’ın, içki ve sigara içen birçok kişiler için ölüm fermanları verdiği de bilinen tarihi gerçeklerdendir.
Amma, iddialar odur ki sigaraya ve içkiye karşı etkin bir mücadele veren 4. Murat’ın kendisi de sigaraya ve içkiye düşkündü. Demek istediğimiz şu ki, içkinin ve sigaranın zararını bizler yıllardan beri zaten biliyoruz. Ancak, bir türlü bu çok zararlı maddeleri terk etmek hasletini gösteremiyoruz.
Bilindiği gibi 4. Murat zaman-zaman tebdil-i kıyafetle halkın arasına karışır, milletin nabzını tutardı. Bir gün yine tebdil-i kıyafetle gezerken, genelde Bektaşilerin takıldığı bir kıraathaneye girmiş. Sultan Murat’ı tanımayan Bektaşilerden bazıları yanına gelip oturmuşlar. Selâm verip, hâl hatır sormuşlar.
Bektaşilerden biri işi ileriye götürüp:
-Beyzadem içkiyle, tütünle aran nasıl?
diye sormuş.
Sultan Murat:
-Aram yok!
demiş.
Bunun üzerine, soruyu soran Bektaşi biraz şüpheye düşmüş. İşin sonunda ölüm olan bir sırrı, bilmediği bir yabancıya açmış olmaktan dolayı pişmanlık içinde yeni bir soru sormuş:
-Beyzadem, adın neydi?
Padişah, gayet sakin bir ses tonuyla cevap vermiş:
-
Murat!
Sultan 4. Murat’ın tebdil-i kıyafetle dolaştığını anımsayan Bektaşi büyük bir korku ve heyecan içinde bir soru daha sormuş
-Beyzadem, sonunda “HAN!” var mı?
Sultan Murat, aynı soğukkanlılıkla cevap vermiş:
-
Evet!
Karşısındakinin, sultan 4. Murat olduğundan şüphesi kalmayan Bektaşi:
-Ey cemaat, buyurun cenaze namazına!
demiş ve bayılarak, yere düşmüş. Ancak, Bektaşi’nin bu durumu, Padişahın rikkatine dokunduğu için affetmiş!
Bazı Osmanlı Padişahlarının,
“sigara içki içiyorlar diyerek”
kelle uçurdukları dönem gerilerde kaldı amma, bir tekerleme var. Bu tekerlemeyi anımsatarak yazımızı noktalayalım:
“İÇKİ VE SİGARA ÖLDÜRÜR, KUMAR SÖNDÜRÜR, SPOR GÜLDÜRÜR!”