Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Başkanı Ebubekir Şahin, sosyal medya hesabından, Mercan Yanardağ'ın, Sultan Abdülhamid Han hakkındaki hakaret ve aşağılayıcı sözleri nedeniyle TELE 1 TV hakkında inceleme başlatıldığını duyurdu. Bilindiği gibi Şahin, bundan bir süre önce Halk Bank Yönetim Kurulu üyeliğine seçilmiş, böylece aldığı maaşlara bir yüksek maaş daha eklenmişti…
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Başkanı Ebubekir Şahin, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla, TELE 1 TV hakkında inceleme başlatıldığını açıkladı.
Şahin, “TELE 1 televizyonunda 18 dakika isimli programda program sunucu Merdan Yanardağ isimli şahsın Sultan Abdulhamid Han ile ilgili sözleri nedeni ile inceleme başlatılmıştır” buyurmuş.
Biz, 2. Sultan Abdulhamid Han dönemini yaşamadık. Gelin şimdi o dönemi yaşayanlardan Sultan 2. Abdulhamid Han’ın nasıl biri olduğuna bakalım.
İŞTE SULTAN ABDULHAMİT HAN
Abdulhamit tahta çıktığında Amcası Abdülaziz Kabataştaki sarayda şüpheli bir biçimde ölmüş, ağabeyi V. Murat tahta çıktıktan doksan üç sonra tahttan indirilmiştir. Kendisi daha sonra İngilizlere sığınan Mithat Paşa'nın da desteğiyle padişah olmuştur. Jurnalciliğin tavan yaptığı bu dönemde Abdülhamit kendisine darbe yapılacağı kuşkusunu her zaman üzerinde hissetmiştir. Halk üzerinde pek fazla olmasa da devlet görevlilerinin üzerindeki baskısı yadsınamaz bir gerçektir.
Birileri tarafından
“Cennetmekân”
olarak anılmasına karşılık birileri tarafından da
"Kızıl Sultan"
lakabıyla anılın 2. Abdulhamit Padişah olur olmaz ilkönce meşrutiyet ilan edilmiş, bilahare meclisi süresiz tatil etme yetkisini kullanarak meclisi tatil etmiştir. Bağdat demiryolu yüzde yüz yerli sermaye ile zamanında yapılmıştır. Yurdu demir ağlarla örme politikası Atatürk'le devam etmesine rağmen, Menderes döneminde durdurulmuştur.
Abdülhamit yaşadığı devri iyi bilen denge siyasetini konusunda becerikli ülkesini otuz üç yıl idare etmiş bir padişahtır. Ne anlatıldığı kadar olağan üstü bir put, ne de beceriksiz gerici bir Kızıl Sultan.
İşte, Sultan Abdulhamit Han hakkında zamanında yazılanlar, çizilenler, söylenenler.
***
Sürekli takip ettiği yazar Nizametin Nazif’in, Abdülhamit'e hakarete varan yazılar yazması üzerine Atatürk'ün emriyle Dolmabahçe’ye çağrılır.
Atatürk, Nizamettin Nazif’e:
-Yazını okuyorum. Hürriyetin ilân edildiği zaman küçük bir çocuk olman lâzım. Fakat tebrik ederim o günleri iyi canlandırıyorsun. Yalnız Abdülhamid'i hiç sevmediğin belli.
Sevme Abdülhamid'i. Gene de sevme! Fakat sakın hatırasına hakaret edeyim deme. Senin neslin biraz daha temkinli kararlar vermeye alışmalı. Bak çocuk! Şahsi kanaatimi kısaca söyleyeyim:
Tecrübe göstermiştir ki toprakları üstünde yaşayan insanların çoğunun ahvali meşkûk (Ne olacakları şüpheli) ve hudutları yalnız düşmanlarla çevrili bir büyük devlette Abdülhamid'in idare tarzı âzami müsamahadır (en yüksek hoşgörüdür). Hele bu idare on dokuzuncu yüzyılın son yıllarında tatbik edilmiş olursa...
***
Mehmet Akif ve Sultan II. Abdülhamid, birbirlerinden hiç hoşlanmazlardı.
Özgürlüğüne ne kadar düşkün olduğunu bildiğimiz Mehmet Akif, İstibdat Dönemi’ni derinden yaşamış, yüksek hisler edinmiş bir şairdi. Sultan Hamid ise devleti yönetmek için gücün tek kişide bulunması gerektiğini düşünmüş, bu görüşünü de -iyi veya kötü- tam 33 yıl uygulamıştı.
Mehmet Akif, Sultan II. Abdülhamid ile ilgili neler yazmış bakalım:
Hamiyyet gamz eden bir pâk alın her kimde gördünse,
“Bu bir câni!” dedin sürdün, ya mahkum eylendin hapse.
Müvekkel eyleyip câsûsu her vicdana, her hisse,
Düşürdün milletin en kahraman evlâdını ye’se…
Ne mel’unsun ki rahmetler okuttun rûh-i İblis’e
Bu dizeler Mehmet Akif Ersoy’un İstibdad isimli şiirinden alınmıştır. Şiirin ilk dizeleri
“Yıkıldın, gittin amma ey mülevves devr-i istibdad,
Bıraktın milletin kalbinde çıkmaz bir mülevves yâd”
Şeklindedir.. Buradan da anlıyoruz ki, şiir İstibdad Devrinden sonra yazılmıştır.
Şimdi, Mehmet Akif bu dönemde yaşasaydı, RTÜK onu da herhalde cezalandırırdı. Çünkü Mehmet Akif şiirinde açık bir şekilde Sultan 2. Abdulhamit Han’ı telin etmektedir.
RTÜK’ün sultan Abdulhamit Han hakkındaki hassasiyetini ATATÜRK’E hakaret eden edepsizler konusunda da göstermesi dileklerimizle…