Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, ailelere sahip olmaları gereken(!) çocuk sayısı konusunda her fırsatta çıtayı yükseltmekte. Daha önce ailelerden en az üç çocuk sahibi olmalarını isteyen Erdoğan, şimdi 5 çocuk sahibi olmalarını öneriyor!
5 çocuk sahibi ailelerin normal standartlarda geçinebilmeleri için ayda asgari 5-7 bin TL tutarında gelirlerinin olması gerekeceği tezinden hareket edersek, işsizliğin, yoksulluğun, sefaletin kol gezdiği ülkemizde asgari ücretin net 2.325 TL olduğunu anımsarsak ailelere 5 çocuk sahibi olmaları tavsiyesinin abesle iştigal olduğu ortaya çıkacaktır.
Bu durum, bana bir Bektaşi fıkrasını anımsattı. Sofuları kızdırmak pahasına da olsa anekdotu okuyucularımla paylaşmak istedim. Anekdot şu:
Hocanın biri bakmış ki, Bektaşi yoldaki çamur deryasının önünde durmuş, çamurlardan heykelcikler yaparak, kurusunlar diye de güneşli bir köşeye diziyormuş. Bektaşi’nin ne yaptığını merak eden Hoca sormuş:
-Ne yapıyorsun böyle?
Bektaşi cevap vermiş:
-Görmüyor musun, çamurdan adamcıklar yaparak kurusunlar diye güneşe diziyorum!
Hoca, sorulara devam etmiş:
-Yaptığın adamcıklar kuruyacak olsa ne olacak?
Kendisine müdahale edilmesinden zaten rahatsızlık duyan Bektaşi cevabı kondurmuş:
-Ne olacak, rızkını vermedikten sonra yap, yap sal!
Türkiye Cumhuriyeti de sosyal devlet olarak, ailelere geçinecekleri kadar maaş veremediği, zaruri ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için mevcut şartlarda asgari ücreti en az 3 katına çıkarmadığı sürece Başbakan’ın ailelerden çocuk sayılarını 3’e, 5’e çıkarmalarını istemesi elbette abesle iştigaldir. Amma, Türkiye’de yaşayan ailelerin yüzde doksanı fakr-u zaruret içindeyken, 3-5 çocuk sahibi olmalarını istemenin, Bektaşi fıkrasındaki durumdan pek bir farkı kalmaz!
Korkarım bu gidişle Sayın Cumhurbaşkanımız ailelerden istediği çocuk sayısını 10’a çıkaracak. Fabrikalarda çalışacak elemanlara ihtiyacımız var…