Fatih Arıtürk

RAMAZAN DEVRİYESİ VE SİİRTLİ HAFIZ

Fatih Arıtürk

Geçmiş yıllarda, Siirtli hafızlar Ramazan ayında başka memleketlere gider, camilerde veya zenginlerinin evlerinde ay boyunca Kur’an-ı Kerim okurlar, kendilerine verilen hediyelerle geri dönerlerdi.

Yine bir yıl Siirtli Hafızın biri Ramazan devriyesi için memleketten uzak bir şehre gitmiş, gittiği şehrin en büyük Camiinin görevlisine Ramazan ayı boyunca camide, cemaate kuran okumak istediğini söylemiş. Camiin görevlisi Hafıza Kur’an-ı Kerim okutup sesini ve kıraatini beğendikten sonra:

-Oku amma, cemaatten para istemek yok. Kendinden vermek isteyen olursa, ona karışmam!

demiş.

Siirtli Hafız da çar naçar teklifi kabul etmiş. Ramazan ayı boyunca namazların ardından bülbül gibi sesiyle

KUR’AN-I KERİM

tilavet etmiş. Hafızın sesi hayli etkili olduğundan camiin cemaati de tıklım – tıklım oluyormuş. Amma, Ramazanın son gününe kadar cemaatten çıkarıp da Hafıza para veren olmamış. Siirtli Hafız, bakmış olacak gibi değil. Son gün dayanamamış ve cemaate seslenmiş:

-Ey cemaati Müslimin! Bir aydan beri size KUR’AN-I KERİM tilavet ediyorum. Biliyorsunuz ki, biz hafızlar Ramazan’dan Ramazan’a devreye çıkar, Müslüman kardeşlerimizin verdikleriyle geçiniriz. Ben buraya geldiğim zaman, Camiin İmamı bana “Para istemek yok!” diye şart koştu. Peki, size de “Sakın Hafıza para vermeyin” diyen mi oldu da, kimsenin eli cebine gitmedi. “Bu misafir hafız ne yer, ne içer! Diyen olmadı!

Siirtli Hafızın bu itabından çok etkilenen cemaat, bir hayli yardımda bulunmuş ve hafız da beklemediği kadar bir para toplayarak cemaate teşekkür etmiş.

Yazarın Diğer Yazıları