Bu yılın Ramazan’ı gerçekten çok zor. 18 saat devam eden susuzluk ve açlığa bir de aşırı sıcakların etkilerini katınız. Durum ortada. Buna rağmen, mübarek ay için:
-Maşallah, Ramazan çok güzel geçiyor!
diyenler oluyor da, ben de dayanamayarak cevap veriyorum:
-Sizi bilmem amma, bana bu yıl oruç gerçekten çok zor geliyor! Günler uzun, havalar çok sıcak. akşamı zor getiriyorum. Özetle, oruç tutmakta o kadar zorlanıyorum ki, SAĞ KALIRSAM, Ramazan bitince sevincimden BAYRAM YAPACAĞIM!
Yaptığım espriyi anında fark eden arkadaşlar yanında:
-Öyle söyleme, tuttuğun orucun sevabını yitirme!
diyenler de yok değil!
Ramazan’dan sonra, zaten
RAMAZAN BAYRAMI var!
Bizim bu söylemlerimiz, biraz da Bektaşi fıkrasına benzedi. Fıkra şu:
Ramazan ayının son gecelerinde aklına esip teravih namazına giden bir Bektaşi bakmış ki sofular
(elveda)
faslı çekip, ağlıyorlar. Yanındaki sofuya sormuş:
-Neden (elveda-elveda) diyerek böyle ağlıyorsunuz?
Muhatabı cevap vermiş:
-Nasıl ağlamayalım! Mübarek Ramazan gidiyor!
Bektaşi dayanamayarak söylenmiş:
-Yahu, ne kadar riyakârsınız! Hem Ramazan gidecek diye ağlıyorsunuz, hem gittiğinin ertesi günü Bayram yapıyorsunuz!
***
Yukarıdaki anekdota bir de ben bir anekdot ilave edeyim:
Geçmiş yıllarda kısa kış günlerine denk gelen üç aylarda birkaç yıl
ÜÇAYLARIN TÜMÜNDE ORUÇ TUTMUŞTUM.
Geçmiş yıllarda
ÜÇ AYLARDAN DOLAYI BİRİKMİŞ BONUSLARIMI BU YILIN RAMAZAN ORUCUNA MAHSUP EDEMEZ MİYİM, DERSİNİZ!
VE BİR BAŞKA ANEKDOT
Temel’in sarı ineği hastalanmış. Veterinerin tedavisi de çare olmamış. Temel:
-Allah’ım, sarı inek iyileşirse, 15 gün oruç tutacağım
diyerek adakta bulunmuş. İnek iyileşmeğe başlayınca, Temel de oruç tutmağa başlamış. Ancak, orucun bitiminde inek ölmüş. Bunun üzerine Temel başını göklere kaldırarak söylenmiş:
-Yani, beni kandirdiğını mi zannedisin! Eğer adak niyetine tuttuğum 15 gün orucu, ben de Ramazan orucuna saymasam!