Özelleştirme adı altında, Devletin gelir getiren bütün değerleri bir bir elden çıkarılıyor. Satılanlar gitti, sırada önemli tesisler var.
Devlet, bu tesisleri kuruncaya kadar ne badirelerden geçmiştir, kim bilir. Şimdi, mirasyediler gibi sat-sat harca. Hani, mirasyedi çocuklar olur da, babalarından kalan neleri var, neleri yok satarlar! Bu özelleştirme işini ben tıpkı buna benzetiyorum. Geçmiş dönemlerde, hatta cumhuriyetin ilk yıllarında binbir emekle, binbir meşakatle kurulan tesisler birer birer elden çıkarılıyor.
Gelir getirecek ne varsa satılarak, günü kurtarmaya çalışanlar, bunu özelleştirme adı altında yaparlarken, bu tesislerin kurulması için sarfedilen gayretten elbette ki habersizdirler. Çünkü mirasyediler gibi, geçmiş dönemlerden kalan ne varsa satarak günü kurtarmakla meşguller.
Hatta hiçbir zahmeti olmayan ve sadece mutlaka kâr eden bir kuruluş durumunda bulunan Milli Piyango’yu bile sattılar. Mirasyedi olmak kolay ama miras bırakmak zor. Asıl olan, mirasyedi olmak değil, miras bırakmağa çalışmaktır.
Zaten, mirasyedilik içimizde var. Mirasyedilik, Merhum Turgut Özal döneminde başladı. Ve o zamandan beri sürüp geliyor. Mirasyediliği şimdi AKP hükümetleri uygulamakta. Devletin gelir getiren kaynaklarını yandaşlara miras gibi sat, sattıklarını
SADAKA EKONOMİSİ
adı altında dağıt. Elde avuçta bir şey kalmayınca, gelecek hükümetler, ağıtlar yaksınlar, artık…
Size söyleyeyim mi, bu gidiş, hiç de hayra alâmet değil.