Fatih Arıtürk

'O'NUN DA ADI KENAN'DI!'

Fatih Arıtürk

12 Eylül Darbesinin yapıldığı günlerde Siirtli vaiz, Çarşı Camiinde vaaz veriyor. Konuyu Hazret-i Nuh Aleyhisselamın tufanına getirerek anlatmağa başlıyor:

“Nuh aleyhisselâm sular yükselmeye başladığında, oğlu Kenan’ı bir köşede gördü. Babalık ve peygamberlik şefkati ile son bir defa daha, bu asi evlada nasihat etti. İman etmesini söyleyerek buyurdu ki:

-Ey oğulcuğum! Bizimle beraber gemiye bin ki, inananlarla beraber selamete eresin! Kâfirlerle beraber olma! Allah'u Teâlâ'nın iman nasip etmekle rahmet buyurdukları hariç, bugün boğulmaktan kimse kurtulamaz!

Kenan buna karşılık şu cevabı verdi:

-Ne iman ederim, ne de gemiye binerim. Bir büyük dağa sığınırım. O dağ beni, suda boğulmaktan korur!..

Kenan, bunları söyledikten hemen sonra dağa tırmanmaya başladı. Fakat sular hızla yükselip onu yuttu...

Nuh aleyhisselâm, Allahü tealaya şöyle arz etti:

-Ya Rabbî! Oğlum Kenan benim ehlimdendir ve senin vaadin elbette haktır. Senin vaadinde değişiklik olmaz. Sen beni ve ehlimi suda boğmayacağını vaat etmiştin!

Allahü teâlâ buyurdu ki:

-Ey Nuh, o senin ehlinden, dininden değildir. Zira o salih olmayan bir amel sahibidir. O hâlde ilmine vâkıf olmadığın bir şeyi benden isteme! Şüphesiz ben, seni, cahillerden olmaktan men ederim!

Bunun üzerine Nuh aleyhisselâm şöyle dua etti:

-Ya Rabbî! İlmim olmayan şeyi senden istemekten, sana sığınırım. Eğer beni mağfiret ve bana affınla rahmet etmezsen, ben ziyana düşenlerden olurum!..”

Siirtli vaız sözlerine şöyle devam etti:

-O’nun da adı Kenan’dı, o da zındıklardandı!

Cemaat dağılıp, vaiz camiden çıkarken, yanına bir dostu yaklaştı ve sordu:

-Hoca, sen (O’nun da Kenan’dı) derken, Nuh’un oğlunu hangi Kenan’a benzettin?

Hoca sağına, soluna baktıktan sonra cevap verdi:

-Arife, tarif gerekmez!

Yazarın Diğer Yazıları