Fatih Arıtürk

OKUL YAPMAK MI, CAMİ YAPMAK MI DAHA HAYIRLI!

Fatih Arıtürk

Hayırsever insanlarımızdan ALLAH razı olsun. Geçmiş yıllarda Camiler, imarethaneler, şifahaneler, çeşmeler, konaklama tesisleri ve benzeri nice hayır kurumları yaptırarak vakfetmişlerdir.  Diğer hizmetleri bir yana bırakarak sadece

OKUL VE CAMİ

arasında bir mukayese yapalım. Okul mu, cami mi yapmak daha sevap sorusunun cevabını vermeye çalışalım. Elbette, okul yapmak, cami yapmaktan çok daha sevap bir iştir. Namaz, sadece camide, mescitte kılınmaz. Evde, iş yerinde, hatta bağda, bahçede, tarlada, yolda bile namaz kılmak mümkündür. Yeryüzünün tümü mescit hükmündedir. Namaz kılmak için seccadeye bile gerek yoktur. Kuru toprağın üzerinde bile namaz kılınabilmektedir.

Ama okul öyle mi! Okullarda yetişecek öğrenciler mühendis, doktor, pilot hatta astronot olacaklar. Hem okullar olmazsa, camilerde kim vaiz, imam, müezzin olacak. Görüldüğü gibi her işin başı eğitimden geçmekte.

Sabahın erken saatlerinde okullara koşuşturan küçük çocukları gördüğümde, inanın içim yanıyor. Yeter sayıda okul olsa, bütün okullarda ikili tedrisat yapılsa, her sınıfta azami 20 öğrenci bulunsa eğitimin kalitesi ne kadar değişir, bir bunu düşünün.

Yine eğitimle bağlantılı olarak yurt binaları inşa etmek, öğrencilere burs vermek sevapların en güzelidir.

Bunun için bütün hayırseverlere seslenerek diyorum ki, gerçekten sevap kazanmak istiyorsanız, okul yaptırın. İnanın ki, sevabı camilerden bile kat-kat üstündür.

OTOBÜS SEFERLERİ

VE NAMAZ!

9 günlük Bayram tatilinde çok sayıda vatandaş başka illerdeki akrabalarının ziyaretlerine gittiler. Otobüslerle uzun sefer yapanların karşılaştıkları sorunlardan biri de

NAMAZ

KILMAK

konusundadır. İlimizdeki otobüs firmalarının konuya gereken hassasiyeti gösterdikleri ve namaz saatlerinde mola vererek, namaz kılacak yolculara bu imkânı sağladıklarına şahidiz. Bu bakımdan, İlimizdeki otobüs firmalarının yetkililerine, otobüs kaptanlarına teşekkür ediyoruz.

Ancak, bu konuya hassasiyet göstermeyen firmalar da yok değil. Nitekim, Ankara-Batman seferini yapan  otobüsün bir yolcusu sabah namazını kılmak için otobüsün kaptanını uyarmış ama (kaza edersin, olur biter) denilerek yola devam edilince münakaşa çıkmış ve iş kavgaya dönüşmüş.

Söz, uzun seferler yapan otobüs firmalarından ve namaz saatlerine uyup uymamalarından açılmışken, aklımıza bir anekdot geldi.

“SİİRT’LE İLGİLİ

ANEKDOTLAR”

kitabımızdan aynen aktarıyoruz:

Gönül ehli Siirtli, yabancı firmayla (Siirtli olmayan) bir otobüse binmiş, uzunca bir yolda seyahat ediyormuş. Sabah namazı vaktinde yolculuk devam ederken, vaktin geçmesinden endişelenerek, otobüsün şoförüne ricada bulunmuş:

-Kaptan, müsait bir yerde mola versen de, sabah namazını kılsak!

Demiş. Kaptan, ukalalık ederek:

-Namaz için mola vermek firmamızın adeti değil. Hem, 1 kişi namaz kılacak diye, 40 yolcuyu yarım saat bekletemem!

Deyince, gönül ehli Siirtli de sesini çıkarmamış. Amma, 1-2 kilometre daha yol alan otobüsün, tam bir restoranın yanında  hiç hesapta yokken lastiği aniden patlamış. Neredeyse, otobüs devrilecekmiş. Tabii, bu durumda, şoför otobüsü durdurmak mecburiyetinde kalmış. Otobüsten inerek, yardımcısıyla birlikte kış mevsiminin soğuğunda arabanın patlayan tekerini değiştirmek işiyle uğraşmağa başlamış.

Siirtli gönül ehli de, bu durumdan yararlanarak, otobüsün durduğu yerin yanındaki restorana gitmiş, abdestini almış, namazını kılmış, tesbihatını yapmış ve dönmüş amma, Şoför ve yardımcısı halâ otobüsün tekerini değiştirmekle meşgullermiş.

Neyse ki, sonunda otobüsün tekeri değiştirilmiş ve yeniden yola koyulmuşlar. Bu arada, öğle namazı vakti girmiş. Daha önce

“Namaz için mola vermek adetimiz

değil!”

diyen otobüsün Kaptanı, Siirtli gönül ehline, biraz korku ve biraz da saygıyla  söylenmiş:

-Hacım, namaz kılacaksan, duralım!

Yazarın Diğer Yazıları