Kullanılan yaygın bir deyim vardır.
(Nalıncı keseri gibi, kendinden yana yontmak)
deriz ya, özellikle seçimle ilgili yasalarda hep bu oyunun oynandığına şahit oluruz. Zayıf gibi görünen veya yeni kurulan partiler, yüzde 10 seçim barajını hep yüksek görürler ama güçlenip de iktidara geldiler mi, rakiplerini boğmak için barajı indirmeye asla yanaşmazlar!
AKP, 18 yıldan beri iktidardadır. İstese, daha önce karşı olduğu yüzde 10 seçim barajını çoktan indirmişti. Yapmadı, çünkü hesabına gelmiyordu. Ancak, bugünlerde seçimle ilgili yasalarda değişiklikler yapmak üzere gayri resmi ortağı MHP ile çalışmalar içinde. Amaç, yeni kurulan
(GERÇEK)
ve
(DAVA)
partilerini barajın altında bırakmak. Belki bu arada
HDP’yi
de ekarte etmek.
AKP’nin, özellikle yeni kurulan partilerin vekil transfer ederek, grup kurmalarını ve böylelikle seçime girme hakkı elde etmelerini engellemek açısından seçim bölgelerinin sayısının arttırılması, ittifak şartlarının değiştirilmesi gibi çalışmalar içinde olduğu iddiaları oldukça yaygın!
MHP ile birlikte Siyasi Partiler ve Seçimlerle ilgili yasa değişikliklerini, kapsamlı bir şekilde görüştüğü öne sürülen AKP’nin bu tutumu, haliyle iktidar olmak gücünü kaybettiği yorumlarına da yol açmaktadır.
Siyasi partiler ve seçim yasasında ciddi değişiklikler gerçekleştirmeyi öngören AKP’nin
yeni yasama dönemine, hem siyasi partiler, hem de seçim yasasında ciddi değişiklikler içeren bir paketin getirilmesi ön görülmekte. Yapılan planlamaya göre öncelikle 400 maddeyi bulan iki yasa sadeleştirilecek ve yaklaşık 200 maddeye indirilecek. Sadeleştirme dışında, asıl önemli çalışma, seçim barajı konusunda olacak. İttifak uygulamasının seçim barajını fiilen ortadan kaldırdığı yorumları yapılırken, barajın ittifak yapan partilerin en az yüzde 5 oy almaları şekline dönüştürülebileceği iddia ediliyor. Bu durumda, baraj otomatik olarak yüzde 5'e inecek. Böylece, küçük partilerin ittifak aracılığı ile Meclis'e girmesi engellenecek.
Evet, nalıncının keseri gibi yasaları kendilerine doğru yontmak, iktidar partilerine geçici bir rahatlama verse bile, ülkenin siyasi geleceği açısından tehlikeli girişimlerdir. Bu gerçeği hatırlatmakta yarar var. Siyasi partiler, seçim yasalarını kendi durumlarına göre değil, ülkenin geleceğine göre şekillendirmeli,
NALINCI KESERİNE DÖNÜŞMEMELİDİRLER.