Kimi aklı evveller “Filistin’den, Gazze’den bize ne” diyebilirler. Oysa, bir Müslüman, dünyanın neresinde olursa olsun, gücü yettiği kadar ihtiyaç sahibi Müslümanlara her türlü maddi ve manevi yardımda bulunmakla mükelleftir. Yardıma ihtiyaçları olanlar ister fert, ister toplum, ister millet, ister devlet olsunlar.
“Müslümanlar bir vücut gibidir”
buyruğu bunu gerektirir. Hadis-i şerifte:
(Birbirine karşı muhabbet ve merhamette, müminler, bir vücut gibidir. Vücudun bir yeri rahatsız olunca, bütün vücut, rahatsız, uykusuz kalıp, onun tedavisi ile meşgul olduğu gibi, Müslümanlar da birbirlerine yardıma koşmalıdır!)
buyrulmaktadır.
Bu bakımdan, dünyanın neresinde olursa olsun Müslüman’ların dertleriyle dertlenmek ve kendi gücümüze göre çözümü için katkı sağlamak zorundayız. Yine bir hadis-i şerifte buyrulmaktadır ki:
(Müslümanların dertleri ile ilgilenmeyen, onlardan değildir.)
Bu açıdan yiyecek, giyecek ve başka ihtiyaçları için Müslümanlara yardım etmek gücü olan Müslüman için hem vazifedir, hem de büyük bir sevaptır.
Konuyla ilgili bazı hadis-i şeriflerin meallerini sunarak yazımızı noktalayalım. İşte, konuyla ilgili hâdisi şeriflerden bazılarının meali alileri:
(Bir Müslüman’ın sıkıntı ve kederini gidereni veya bir mazluma yardım edeni, Allahü teâlâ affeder.)
(Bir din kardeşinin ihtiyacını gideren, sanki ömür boyu Allah’a hizmet etmiş gibi sevap kazanır.)
(Allah indinde, en kıymetli amel, mümini sevindirmek, sıkıntısını gidermek, borcunu ödemek veya karnını doyurmaktır.)
(Darda kalana kolaylık gösterene, Allahü teâlâ da dünya ve ahirette kolaylık gösterir. Kim de bir Müslüman’ın ayıbını örterse, Allahü teâlâ da dünya ve ahirette onun aybını örter. Kul, kardeşine yardım ettiği müddetçe, Allahü teâlâ da kendisine yardım eder.)
(Müslüman kardeşinin ihtiyacını karşılamaya gidenin her adımına yetmiş iyilik yazılır. Ve geri dönünceye kadar, yetmiş günahı affolur.)
(Müslüman’ın bir sıkıntısını giderene, Allahü teâlâ, iki nur verir. Verilen bu iki nurla sırat üzerinde o kadar çok kimse aydınlanır ki, sayısını ancak Allahü teâlâ bilir.)
(Duasının kabul olmasını ve kederinin giderilmesini isteyen, darda kalanı feraha kavuştursun!)
(Allahü teâlâ, bazı kimseleri, insanların ihtiyaçlarını gidermek için yaratmıştır. İnsanlar, ihtiyaçları için onlara başvururlar. İşte bunlar, kabir azabından emindirler.)
(Allah katında amellerin en sevimlisi, bir Müslüman’ı sevindirmek yahut bir sıkıntısını gidermek veya sabrını taşıran bir kederini ortadan kaldırmak yahut borcunu ödemektir.)