Son günlerde en çok tartışılan konulardan biri de bilimsel deyimiyle MÜSİLAJ veya halk diliyle DENİZ SALYASI’dır. Marmara Denizi'nde etkili olan deniz salyası (müsilaj), deniz sıcaklığının yüksek ve denizin durgun olması nedeniyle etkinliğini artırmaktadır. Bu durum balıkçıların avlanmasını engellerken, denizdeki canlı çeşitliliğinin de azalmasına neden olmaktadır. Özellikle şubat ayından itibaren yoğunluğunu gözle görülür şekilde artıran müsilaj için Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca bir eylem planı acil eylem planı açıkladı. Peki, Marmara Denizi'ni esir alan müsilaj neden oluşuyor?
Müsilaj oluşumunun üç ana sebebi olduğu bunlardan birincisinin deniz sıcaklığının normalden yüksek olması, ikincisinin azot-fosfor gibi organizmaları besleyen maddelerdeki artış, üçüncüsü ise iklim değişikliğine bağlık olarak denizde yaşanan durgunluk olarak anlatılmaktadır.
Ancak, bilinen bir gerçek var. Bu üç önemli unsuru tetikleyen en önemli sebep, denize dökülen sanayi artıklarıdır. Sanayi artıklarının arıtılmadan ve doğrudan denize akıtılması hem deniz sıcaklığının yükselmesinin, hem azot-fosfor gibi organizmaların artmasının sebeplerinin başında gelir. Gerçekte, Marmara denizinin müsilajla kaplanmasının en önemli sebebi, sanayi atıklarıyla denizin kirletilmesi kaynaklıdır.
Marmara Bölgesi, bilindiği gibi sanayi açısından Türkiye’nin can damarı hükmündedir. Başta İstanbul, olmak üzere Kocaeli, Bursa, Balıkesir, Sakarya Tekirdağ, Yalova ve Çanakkale ağır sanayinin merkezi durumundaki illerimizdir. Türkiye ağır sanayiinin yüzde 90’ı, bu illerdedir ve maalesef sanayi tesislerinin atıkları arıtılmadan ve kontrolsüz bir şekilde Marmara Denizine boca edilmektedir.
Sanayiin patronlarıyla uğraşmak yerine, onları yandaşlar safına çekmiş olan bir zihniyetin, sanayi atıklarıyla uğraşmak gibi pek bir sorunu olmaz. İnanın ki, Marmara Denizi denizinin deniz salyasıyla kaplandığı açık bir şekilde gözler önüne serilmeseydi, Çevre Bakanlığının da MÜSİLAJLA uğraşmak gibi bir sorunu yoktu. Sanayiciler, varsın hiçbir arıtma tesisi kurmadan atıklarını denize döksünler. Denizdeki canlı türleri yok olmuş kimin umurunda. Ama, Marmara Denizindeki müsilaj (deniz salyası) gözle görünür bir hal alınca, uğraşıyor görünmemek de olmaz.
Bilim adamları, Marmara Denizinin gerçek anlamda deniz salyasından kurtarılabilmesi için çok ciddi çalışmalarla en az 15 yıllık bir süreye ihtiyaç olduğunu belirtiyorlar. 15 yıla kadar kim öle, kim kala, Çevre Bakanı kim ola…
ANEKDOT
Padişah, bilge adamını huzuruna çağırtmış:
-Benim Atıma konuşmayı öğreteceksin, aksi takdirde kafan gider!
demiş.
Bilge adam, Padişahın atına konuşmak görevini kabul etmiş amma:
-Padişahım, bir at’a konuşmak çok zor bir iş. Bunun için en az 10 yıla ihtiyaç var!
demiş.
Padişah, bilgenin teklifini kabul etmiş.
Konuşmaya şahit olan başvezir, bilahare padişahtan habersiz Bilgeyi huzuruna çağırmış ve ona:
-Sen nasıl böyle bir teklifi kabul ettin. Biliyorsun ki, bir atı konuşturmak asla mümkün değildir.
Bilge adam, samimiyetine inandığı ve güvendiği Başvezire cevap vermiş:
-Ben de, bir at’ı konuşturmanın asla mümkün olamayacağını biliyorum. Ama, 10 yıl süre aldım ya. Bu süre zarfında ya ben ölürüm,ya at, ya da padişah! Şimdilik, kelleyi vermlekten kurtulduk ya!