Siirtliler olarak çocukluk yıllarımızda, kandil gecelerini dört gözle beklerdik. Çünkü, kandil geceleri için Siirt’e özel SELME, ASİDE adını verdiğimiz tatlılar yapılır, konu-komşulara, akrabalara dağıtılır, ev halkı olarak o güzel tatlılardan yerdik. İkindi namazını müteakip mezarlıklar ziyaret edilir, fakirlere tatlılar dağıtılır, yardımlar yapılırdı. Kandil gecelerinde hemen her evde
MEVLİD-İ ŞERİFLER, DELAİLİL HAYRATLAR OKUNURDU.
Evet, geçmiş yıllarda, Siirt’in kandil geceleri kutlamaları bir başkaydı. Sırası gelmişken, kandil gecelerini kısaca tanıtalım:
MEVLİD KANDİLİ:
Peygamber Efendimiz
Hazret-i MUHAMMED’İN (O’na al ve ashabına salat ve selam olsun)
dünyaya teşrif ettiği, Rebiül evvel ayının onbirinci gününü onikinci güne bağlayan gece kutlanır.
Kandil gecelerini kutlamak İslam’ın ilk zamanlarında var olan bir adet değildir. Osmanlı Padişahlarından II. Selim’den itibaren bu kutlama gün ve gecelerinde, minarelerde kandil yakılmasıyla birlikte
“Kandil”
adını almıştır. Peygamber Efendimizin miladi takvime göre dünyaya teşrifleri ise 571 yılının 20 Nisan günü gecesidir. Şahsi kanaatim odur ki, Mevlid-i nebevi’nin gerçekte 20 Nisan günü gecesi kutlanması gerekir. Biz, doğum günlerimizi miladi takvime göre kutlamıyor muyuz!
REGAİP KANDİLİ:
Recep ayının ilk Perşembe gününü Cumaya bağlayan gece kutlanır.
Her Cuma gecesi kıymetlidir. İki kıymetli gece bir araya gelince, daha da kıymetli olur.
YÜCE ALLAH (Celle
Celelühü)
bu gecede, mümin kullarına, ragibetler, yani ihsanlar, ikramlar yapar. Bu geceye hürmet edenleri affeder. Bu gece yapılan dua reddedilmez. Bu gecede kılınan namaz, verilen sadaka, gündüzünde tutulan oruca sayısız sevaplar verilir.
MİRAÇ KANDİLİ:
Recep ayının 26’ıncı gününü, 27’inci gününe bağlayan gece kutlanır.
Peygamber Efendimizin İlahi saltanatı seyretmek üzere
ALLÂH-Ü TE’ÂLÂ’NIN
daveti ve gücü ile bir mucize olarak, Mekke-i Mükerremeden Mescid-i Aksa’ya ve oradan da Allâh-ü Te’âlâ’nın huzuruna kabul edildiği
SİDRET-ÜL
MÜNTEHA’YA
yükseltildiği gecedir.
BERAAT KANDİLİ:
Şaban ayının 14’üncü gününü, 15’inci gününe bağlayan gecedir.
Kur’ân-ı Kerim’in Levh-i Mahfuz’dan Dünya semasına indirildiği, varlıkların bir senelik hayat ve rızıklarının tayin edildiği Müslümanların af ve lütuflara nail olduğu gecedir.
KADİR GECESİ:
Ramazan’ın 26’ıncı gecesini, 27’inci gecesine bağlayan gece kutlanmakla birlikte, Ramazan ayının son on gününün tek olan gecelerinde aranması gerektiği buyrulmuştur.
Kur’ân-ı Kerim’in Peygamber Efendimiz Hazret-i MUHAMMED’E (O’na al ve ashabına salat ve selam olsun) inmeye başladığı gecedir.
Kur’an-ı Kerim’de hakkında ayet vardır. Bu ayet-i kerimede Kadir gecesinin bin aydan daha hayırlı olduğu vurgulanmaktadır. Kadir gecesi Ramazan’ı şerif ayında olmakla birlikte hangi gece olduğu konusunda ihtilaflar vardır.
Bu yıl, miladi takvime göre 6 Şubat gününü 7 Şubat’a bağlayacak MİRAÇ KANDİLİNİN bütün insanlığa barış, dostluk, bolluk ve bereket vesilesi olmasını dilerken, özellikle bir SOYKIRIMLA karşı karşıya olan Filistin ve Gazze’deki kardeşlerimizin kurtuluşlarına vesile olmasını
YÜCE ALLAH’TAN DİLERİZ.