Terör bahanesiyle son yıllarda resmi bayram kutlamalarına kısıtlamalar getirilmekte ve milli hislerin kabarmasına vesile olması gereken milli bayramlar adeta iğdiş edilmektedir. Tabii, bunu yapmanın kılıfı da hazırdır. Nedir bu kılıf (KORONAVİRÜAS PANDEMİSİ!)
Milli Bayram kutlamalarına bu kısıtlamaları yapanlar aynı gün, aynı gece bir de görüyoruz ki, düğünlerde, derneklerde, nişan törenlerinde boy gösteriyor ve eğleniyorlar! Kimileri göbek atarlarken, kimileri şarkılara, türkülere eşlik ediyorlar! LEBALEP dolu salonlarda kongreler düzenliyorlar.
Bizim
(Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu!)
şeklinde söylenen çok güzel bir özdeyişimiz vardır. Bu özdeyiş, Milli Bayram etkinliklerini kısıtlarlarken, kendileri başka yerlerde eğlenen büyüklerimize ithaf edilmiş gibi!
Bir ülke düşünün ki, kendi milli bayramlarını artık kutlayamaz hale düşürülmüştür! Bundan daha beteri ne olabilir! Biz, yetkililerin yerinde olsak, Türkiye Cumhuriyeti düşmanlarına inat, milli bayramları çok daha kapsamlı etkinliklerle kutlar, onları çatlatmağa bakardık!
Şarkıdan, türküden, eğlenceden vazgeçelim amma, 30 Ağustos Zafer Bayramı gibi bir günde Kahraman askeri birliklerimizi büyük bir disiplin içinde sergilemek, harp sanatındaki maharetlerine vurgu yapacak gösteriler düzenlemek, eğlenmek değil dostlara güven, düşmanların yüreklerine korku hissi salmaktır!
Diyelim ki, devlet büyüklerimiz gerçekten çok iyi niyetle ve şehitlere hürmet babında 30 Ağustos Zafer Bayramı etkinliklerine kısıtlamalar getirdiler. Etkinlikler kapsamındaki eğlencelerin programlardan çıkarılmasına (eyvallah) deriz de, dostlara güven, düşmanlara korku verecek etkinlikleri yapmak için elimizi bağlayan mı var!
Evet, 30 Ağustos Zafer Bayramı etkinlikleri çerçevesinde kahraman güvenlik güçlerimiz şöyle meydanlarda heybetli bir yürüyüş yapsalar, jammerler, tanklar, roket atarlar geçit töreninde teşhir edilseler, komandolar, harp sanatındaki üstün yeteneklerini sergileseler böyle bir durum şehitlerimizin aziz ruhlarını taciz mi, taziz mi edecektir, varın buna, siz karar verin!
İşin doğrusu şu ki, iktidarları boyunca AKP hükümetlerinin milli bayramlara karşı duruşu hep soğuk olmuştur. Milli Bayramlara kısıtlamalar getiren iktidar olarak tarihteki yerini çoktan almıştır.
Bu açıdan, 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamalarına kısıtlamalar getirmelerini yadırgıyor ve iyi niyete dayalı uygulamalar olmadığı görüşümüzü bir kere daha vurguluyoruz!
(Bir saatte şipşak) uygulamalarla veya (Beş dakikada Beşiktaş!) deyiminde olduğu gibi, Türkiye Cumhuriyetinin en büyük bayramlarından biri ve büyük savaşların simgesi olan Zafer Bayramı etkinliklerini 1 (bir) saate sığdırmak kabiliyetini sergileyen devlet büyüklerimizi takdir ve tebcil ediyoruz!!!