Fatih Arıtürk

MEDYANIN BAŞUCUNDAKİ DEMOKLESİN KILIÇLARI!

Fatih Arıtürk

Türk Medyasının başucunda

DEMOKLESİN KILIÇLARI

gibi sallanan kılıçlar vardır. Sadece AKP iktidarı değil, iktidar değişikliğinde bu kılıçları kurulacak yeni iktidarların da kullanabileceklerine şüphe yoktur. Bu iki kılıçtan birinin adı RTÜK (Radyo Televizyon Üst Kurulu) diğeri ise Basın İlan Kurumudur. RTÜK TELEVİZYON VE RADYO YAYINLARINI, BASIN İLAN KURUMU İSE GAZETELERİ DENETLER! Tabii, bunlara denetleme görevinin verilmiş olması basının özgürlüğüne vurulmuş en büyük darbeler hükmündedir. Bu iki kurul, kendilerini mahkeme yerine koymakta, televizyon ekranlarını karartmakta, para cezaları yağdırmaktadırlar. Bu iki kurumun da siyaset dışı hareket etmelerinin mümkün olmadığı bellidir. Her iki kurum da, iktidarda olan partilerin emirlerine ve meşreplerine göre hareket ederler. Bunun böyle olduğu, RTÜK tarafından muhalif olarak adlandırılan televizyonlara verilen cezalardır. Muhalefet yapan, daha doğrusu işlerini dürüst ve gerçekçi çizgilerde sürdürmeğe çalışan,

TELE 1, HALT TV, KRT TV, FOX TV, MELTEM TV, TV 5, KANAL B TV

gibi televizyon kanallarına uygulanan para ve bunun ötesinde uygulanan

EKRAN KARARTMA

cezalarından bellidir.

Bu kanalları izleyen herkes de biliyor ki, bunların cezalandırılmaları siyasi amaçlıdır. Muhalif çizgide yayın yaptıkları içindir.

Görsel medyaya RTÜK tarafından cezalar uygulanırken, yazılı medyanın muhalif gazeteleri de Basın İlan Kurumu kanalıyla cezalandırılmaktadırlar. Her ne kadar bahaneler uydurularak cezalar veriliyorsa da, verilen cezaların hukuki olmadığı ortadadır.

Bu iki kurumu Türk Medyasının baş ucunda

DEMOKLESİN KILICI

gibi sallandırırsanız, o zaman ülkede basının özgürlüğünden söz edemezsiniz. Medya içinde gerçeklere aykırı yayın yapan, hatta terörü destekleyen unsurlar olabilir mi. Biz olamaz demiyoruz. Ama bu konuda kararı vermesi gereken Mahkemelerdir. RTÜK ve Basın İlan Kurumu, mahkeme gibi hüküm veremez, verememelidir.

RTÜK üyeleri, Mecliste grubu bulunan siyasi partiler tarafından, milletvekili sayılarına göre belirlenir. Haliyle, iktidarda olan partilerin üyeleri RTÜK yönetim kuruluna hâkim olurlar. RTÜK yönetim kuruluna, basın meslek örgütlerinin temsilcilerinden kimse alınmaz!

Basın İlan Kurumu ise RTÜK’E göre daha geniş bir çerçeveden oluşur. Yönetim Kurulunda Gazeteciler vardır. Ancak, Devlet adına kurulda yer alanların tarafsız olamayacakları tatbikatlardan ortaya çıkmıştır.

Türk Medyasını kontrol altına almayı amaçlayan RTÜK ve Basın İlan Kurumu’nun da, ceza verme salahiyetlerinin olmaması gerektiği şüphesizdir. İcraatları göstermiştir ki, bu iki kurul da mevcut iktidarların medya üzerindeki sopalarına dönüşebilmektedirler. Bunun için, medya unsurları içinde suç teşkil edecek mahiyette yayın yapan radyo, televizyon, gazete, ajans ve benzeri unsurlar varsa, bunların cezalarının, iktidarlara göbekten bağımlı bu iki kurumun yönetimleri tarafından değil, bağımsız mahkemeler tarafından verilsin. Gerçi, Türkiye’de adalete güven endeksi yüzde 20’ler düzeyine inmiş deniliyor ama yine de tarafsız hâkimlerin, savcıların var oldukları inancını kaybetmiş değiliz.

Evet, RTÜK ve Basın İlan Kurumu Yönetim Kurullarının TÜRK MEDYASI ÜZERİNDE DEMOKLESİN KILICI GİBİ SALLANDIRILMALARINA ARTIK SON VERİLSİN…

ANEKDOT

İki arkadaştan biri, diğerine küsmüş. Küsülen arkadaş, sebebini merak etmiş:

-Ben sana ne yaptım, ne dedim ki benden küstün!

diyerek küsen arkadaşından açıklama istemiş.

Beriki, gayet ciddi cevap vermiş:

-Sen bana (hava bulutlu, galiba yağmur yağacak) dedin ya! Daha ne olsun!

Beriki:

-Bunda alınacak ne var!

diyecek olmuş.

Beriki cevap vermiş:

-Yağmur yağınca ne olur. Etraf yağmur sularıyla göllere dönüşür. Göllerde ördekler yüzer. Sen bana (ÖRDEK) demek istedin!

Meğer küsen arkadaşının lakabı

(ÖRDEK)MİŞ…

İşte, sansürcülerin de öyle bir düşünce yapıları var…

Yazarın Diğer Yazıları