Fatih Arıtürk

MASKELİ, MASKESİZLER!

Fatih Arıtürk

Türkiye’de ilk koronavirüs vakasının 11 Mart 2019’da görüldüğü açıklanmıştı. Yani, 2 yıl gibi, gerçekten uzun bir süre geçti. Hala, bu pandemiden ölümler devam ediyor. Ancak, Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan bir kararla açık alanlarda maske takmak mecburiyeti kaldırıldığı gibi, bazı kapalı alanlar için HES kodu uygulaması da kaldırıldı. Peki, bunun sebebi ne…

2 yıldan beri devam eden pandemi, anlaşıldığı kadarıyla SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞINA bırakıldı. Sürü bağışıklığı kuralı uygulansa, ölüm sayısı çok daha yüksek olacaktı ama, muhtemelen şimdi bu hastalıktan kurtulmuş olacaktık.

Maske ve HES kodu uygulamaları, ekonomik açıdan zarar verici unsurlar. Bunun için de çoktan kaldırılmaları gerekirdi, diyenler var.

Neyse ki, açık alanlarda maske takılması ve bazı kapalı alanlarda HES kodu uygulamasına son verildi de, bu iki uygulamadan sıkıntılı olanlar rahatladılar.

Evet, pandemiyle ilgi maske yasağı kalktı. Ama, içimizde o kadar çok

MASKELİ MASKESİZ

var ki sormayın gitsin. Yüzlerini öyle maskelerle örtüyorlar ki dinsiz oldukları halde, dindar zannedersiniz; şeytan oldukları halde, melek gibi algılarsınız; vurguncu, talancı, dolandırıcı oldukları halde, namuslu, şerefli addedersiniz…

İşte, bu MASKELİ MASKESİZLERDEN KURTULMAMIZIN İMKÂN VE İHTİMALİ YOKTUR!!!

ANEKDOT

Zaman zaman devlet büyüklerimiz hep

GENLERİMİZLE

iftihar ederler ya! Genlerimizde

RÜŞVET OLGUSUNUN

da bulunduğu bir gerçektir. Atalarımız olarak kendileriyle iftihar ettiğimiz Osmanlılar döneminde sadrazamlardan tutunuz da, kadılara ve diğer yetkililere kadar rüşvetle servet saman sahibi olan o kadar kimseler var ki, bunlardan sadece birini örnek olması açısından anlatalım.

4.Murad’ın Sadrazamı Nasuh Paşa aynı zamanda damadıdır. Ayşe Sultanla nikahlanmıştır. Rüşvetçi olduğu anlaşılınca bütün mallarına ve parasına el konulmuş, hazineye irat kaydedilmiştir. Hazineye irat kaydedildiği için kayıt altına alınan servet şöyledir.

Bir buçuk milyon duka altını (yaklaşık 300 milyon dolar.) 1018 mücevherli kılıç, ki bunlardan yalnız birine 500 bin duka altını değer biçilmiştir. İran ve Mısır halıları, ipekli, sırmalı kumaş ve kadifelerle dolu mahzenler! 400’ü saf kan Arap kısrağı olan 1.100 binek atı. 40 çift altın üzengi, 1.800 deve. 4 bin yük beygiri, 6 bin sığır, 500 bin koyun, çiftlikler, saraylar, konaklar, hanlar, hamamlar, cariyeler, antikalar…

Görüldüğü gibi, rüşvet gerçekten genlerimizde varmış. Onun için, günümüz rüşvetçilerini yadırgamayalım. Ekonomiye sağladıkları katkıyı da küçümsemeyelim.

Yazarın Diğer Yazıları