Türkiye’de, artık adı
“KÜRT SORUNU”
olarak tanımlanan soyut bir kavram var. Bu kavramın somut delilleri
PKK, YPG
ve benzerleri örgütlenmelerdir.
KÜRT SORUNUNUN “BARIŞ” ortamında çözümlenmesi isteniyormuş. “BARIŞ” da soyut bir kavramdır. Somut öğelerle desteklenmesi gerekir.
Artık adına AÇIK, AÇIK “KÜRT SORUNU”
denilen, hem de, yıllardan beri süregelen bu sorunun, son 40 yılda, Türkiye’ye maliyeti 1 TRİLYON DOLARI AŞMIŞYTR.
“Çözümsüzlük, çözüm değildir.”
Bu açıdan
KÜRT SORUNUNUN MUTLAKA ÇÖZÜMLENMESİ
LÂZIMDIR.
Ancak, konuyla ilgili
“BARIŞ”
önerenlerin de, somut kanıtlar getirmeleri gerekir. Barış nasıl sağlanacak. İstenen nedir. Kendilerine
“BİZ KÜRDÜZ!”
diyenler,
“BARIŞ İSTİYORUZ!”
derlerken, isteklerini somutlaştırsınlar! Sorunun çözümü için talep edilen nedir. Türkiye Cumhuriyetinin bir parçası olarak kalmak mı, yoksa, önce
FEDERASYON İSTEYİP, SONRA BAĞIMSIZLIK MIDIR İSTENEN!
Şimdiye kadar,
“NET OLARAK, İSTENİLEN NEDİR!”
sorusunun cevabını öğrenebilmiş değiliz. Bu Bölgenin geri kalmışlığı irdelenmek isteniyorsa, bu sadece terör örgütlerinin görüşü değildir. Bölgede yaşayan herkesin sorunu ve söylemidir. Bunun mücadelesini dün de verdik, bugün de veriyoruz, yarın da vereceğiz! Güneydoğu’nun fertleri olarak, elbette, Bölgemizin geri kalmışlığına karşı öfkeliyiz. İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de, Adana’da ne varsa, Siirt’te, Şırnak’ta, Batman’da, Hakkari’de de o olsun isteriz.
“Ben ana dilimi konuşmak, kendi örf ve adetlerimi yaşamak istiyorum”
diyenler varsa, onlara da saygılıyız.
Bu ülke MOZAYIK gibidir.
Çeşitli renklerin, ırkların, dillerin, dinlerin yine eskiden olduğu gibi bir arada, iç-içe yaşatılmasından yanayız.
“TÜRK DEĞİLİZ, AMA TÜRKİYELİYİZ!”
kavramına da
“EYVALLAH” deriz. Herkes, kendisini nasıl görüyor, nasıl biliyorsa odur. Birisi “BEN KÜRDÜM!”
diyorsa,
“HAYIR, KÜRT DEĞİL, TÜRK’SÜN!”
diyerek zorlamak, zaten gülünç olur.
Bu ülkede yaşayan, bin yıldan beri et-tırnak gibi olmuş kız almış, kız vermiş, dayı-yeğen hükmündeki 86 milyon insan
TÜRKİYE CUMHURİYETİ VATANDAŞLIĞINDA BİRLEŞMEK VE BU ÜLKENİN BİRLİK VE BERABERLİĞİNİ İDAME ETTİRMEK ŞARTINA BAĞLI OLARAK, diğer konularda oturup konuşmak, taleplerde bulunmak mümkündür. Amma, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı ve bu ülkenin birlik ve beraberliği asla tartışılamaz. “BARIŞ!” adına bile olsa, hiç kimse böyle bir talepte bulunamaz. Bunu, bu bölgenin halkı olarak, biz ve bizim gibi düşünenler de asla istemezler ve kabullenmezler. ALLAH KORUSUN, böyle talepler olursa, talep edilen BARIŞ DEĞİL, SAVAŞIN KENDİSİ OLUR. Hepimiz, aklımızı başımıza alalım. Bu bölgenin ve 86 milyon nüfuslu bu ülkenin geleceği ancak ve ancak birlik ve beraberliktedir. Bunun dışındaki her talep, barışı baltalamak olur.