Öncelikle belirtmekte yarar var. Kim aksini iddia ederse etsin, KORONAVİRÜS adı verilen bu belâ, insanlığa verilen İlahi bir cezadır. Kur’an-ı Kerim’de YÜCE RABBİMİZİN zaman-zaman kavimleri çeşitli salgın hastalıklarla cezalandırdığı anlatılmaktadır. Bu açıdan bakıldığında Koronavirüsün de İlahi bir ceza olduğunu kabullenmek durumundayız.
Maalesef, Türkiye’de Koıonavirüsün en etkin olduğu bölgelerden biri de Güneydoğu’dur ve Siirt’tir. Koronavirüs vakalarında İlimiz, başı çeken iller arasında sayılmaktadır.
Araya 9 günlük tatil girince ve milyonlarca insanımız, bulundukları yerleşim alanlarından, başka alanlara gidip gelince, haliyle pandeminin yayılması hızlandı. Bu arada, Koronavirüsün mutasyona uğraması sonucu aşılara karşı dirençli hale gelmesinden endişe ediliyor. Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi'nin verilerine göre ağustos ayının sonuna kadar Avrupa'daki vakaların yüzde 90'ının Delta'dan kaynaklanacağı öngörülüyor.
İlk kez Ekim 2020'de Hindistan'da tespit edilen Delta (B.1.617.2), Dünya Sağlık Örgütü'nün "Endişe Verici Varyant" (VOC) kategorisine aldığı Covid-19 mutasyonlarının sonuncusu oldu.
"B.1.617" adı verilen soyun bir alt türü olarak ortaya çıkan Delta varyantı, "B.1.167.1" koduyla anılan Kappa varyantı ile "P681R" ve "L452R" adlı iki mutasyonu paylaşıyor. Kappa'daki "E484Q" mutasyonu yerine Delta varyantında "T478K" mutasyonu bulunuyor.
Virüsün insan hücrelerine tutunmasını ve nüfuz etmesini sağlayan diken proteinine etki eden Delta'daki mutasyonlar, bulaşıcılığı arttırırken vücudun antikor direncini azaltıyor. Varyantların, enfekte olan kişiyi ne kadar hasta ettiği ya da semptomlar üzerinde etkisi olup olmadığı sorusunun şu an için net bir yanıtı yok.
Ancak virüsün en çok görüldüğü ülkelerden İngiltere'de yapılan araştırmalar, Delta varyantının öksürük, yüksek ateş ve tat/koku kaybı gibi koronavirüsün bilinen belirtilerinden farklı olarak baş ağrısı ve burun akıntısına da yol açtığını gösteriyor.
Delta'nın ilk kez görüldüğü Hindistan'dan 22 Haziran'da, yeni bir varyantın daha Endişe Verici Varyant listesine eklendiği duyurusu geldi: Son eklenen 'Delta Plus'tı.
Salgını domine eden 'Delta'nın kuzeni' olarak adlandırılan 'Delta plus' adını ilk kez mart ayının ortalarında bilimsel makalelere yazdırdı. Şu ana kadar, aralarında ABD, Kanada, İngiltere ve Türkiye'nin de olduğu 10'dan fazla ülkede görüldü.
Klinik Mikrobiyoloji uzmanı Prof.Dr. Canan Külah, yeni türle ilgili şu bilgileri veriyor: "Delta Plus, Delta varyantının bir türü ve K417N adı verilen bir 'spike' protein mutasyonuna sahip. Bu, daha önce Güney Afrika'da tespit edilen Beta varyantında da açıklanmış mutasyon. Delta'ya bu mutasyonun eklenmesiyle 'plus' olarak adlandırıldı."
National Geographic'e konuşan bazı uzmanlar K417N mutasyonunun, Delta plus'un direncini kırıp, Delta'dan daha zayıf kılabileceği görüşünde.
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Deniz Atakent de Delta plus için "Orijinal Delta varyantından daha bulaşıcı olduğuna, daha ağır hastalığa neden olduğuna veya daha tehlikeli olduğuna dair yeterli veri yok" diyor.
Evet, Koronavirüs’ün ve varyantlarının tüm insanlığa yönelik İlahi bir ceza olduğunu kabullenelim ve biraz da mânevi alanda tedbirler almaya yönelelim.
El açıp, YÜCE ALLAH’A dua edelim. YAĞMUR DUASINA çıkıldığı gibi, bu pandemiden kurtuluş için duaya çıkalım!