Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kurban Bayramı tatilinin 9 gün olacağını açıkladı. Yani, memurlar, işçiler veya yuvarlak deyimiyle kamu görevlileri, 9 gün devam edecek uzun bir bayram tatili yapacaklar. Bunu, kamu çalışanları için değil, iç turizmin canlandırılması amacına yönelik olarak yaptılar. Çünkü turizmciler de sonuç itibarıyla zenginler takımına mensup. Onları gücendirmek olmaz.
Bu uzun tatili nasıl değerlendireceğiz diye düşünenler çok olacaktır. Ancak, tatil gibi tatil yapmak, maddiyata bağlı. İŞSİZLERİN her günleri tatil ama neylesin garibanlar. “Ah, bir işimiz olsa da, günün 24 saati çalışsak!” demekteler.
Çalışanların, elbette tatil yapmaya ihtiyaçları vardır. Tatil yapmak, çalışanın dinamizmini arttırır. Hep çalışan, tatil yapamayan insanlar yorulurlar, zihnen, bedenen ve ruhen çökerler. Ama tatil yapmak için de PARA DENEN MERET LÂZIM.
Hükümet işçilere, memurlara zam vermek işinde gayet cimri ve eli sıkı. Ama tatil vermek konusunda gayet cömert! İyi de, tatil vereceği işçiler, memurlar, yuvarlak deyimiyle kamu görevlileri, hangi parayla tatil yapacaklar. Hani, 15 bin TL bayram ikramiyesi verseler bile 9 günlük tatile yetmez.
Girmeyi hayâl ettiğimiz AB ülkelerinde çalışan bir kamu görevlisi, tatilini değerlendirmek için kolaylıkla Türkiye’nin Antalya’sına geliyor da, Türkiye’deki işçi ve memurlar Antalya’ya gidip tatil yapabiliyorlar mı. Elbette ki hayır!
İşçinin, memurun hele, hele emeklinin aldığı maaşla değil tatil yapmak, iki yakayı bir araya getirerek geçinmek bile zor. Memurlar, işçiler, kamu görevlilerinin çoğu, uzun süreli tatile sevineceklerine üzülüyorlar bile.
Çünkü tatil uzun olunca aileleri sıkıştırılıyorlar. “Madem 9 günlük tatil var. Bunu değerlendirelim!” diyorlar. Onlar da haklı! Ancak, bu ülkede işçilerin, memurların eline geçen ne ki tatil yapabilsinler. Hani, hükümet bonkörlük yapıp “Hem tatil süresini 9 güne çıkardım. Hem de her işçiye, her memura, bu 9 günlük süre zarfında gönlünce bir tatil yapsın diye 15 TL bayram ikramiyesi veriyorum!” dese, tatilin o zaman az bir anlama olacak!
Evet, biz tatili bol bir milletiz. Yılın neredeyse yarısına yakını tatillerle geçer. Bakın, yılda 102 gün Cumartesi, Pazar tatili var. Yılın ilk günü Yılbaşı tatili ile başlayan resmi tatiller, 23 Nisan, 19 Mayıs, 15 Temmuz, 30 Ağustos, 29 Ekim Bayramlarıyla devam eder. Tabii, iki dini bayramı da unutmamak lâzım. Yıl içinde değişken olmakla birlikte, bu iki bayramın tatil günleri, hafta sonu tatilleriyle birleşince her biri işte böyle 9 güne çıkabilmektedir. Bir de kamu kesimi personellerinin yıllık izinleri vardır. O da, hizmet sürelerine göre 20-30 gün arasında değişir.
Doğrusunu isterseniz, tatil yapmak, gezmek, dolaşmak insanlar için bir ihtiyaçtır. Ama bütün enflasyonlar gibi, tatillerdeki enflasyonlar da, yarar değil, zarar vermektedir. 9 gün gibi uzun bayram tatillerinin, aile içinde huzursuzluklara yol açtığı bir gerçektir. Bayram tatili 9 gün olunca, bizde de huzursuzluk oldu. Çocuklar, ağırlıklı olarak akrabalarımızın Mersin’de olmaları sebebiyle
(tatili Mersin’de geçirelim)
diyorlar.
Gitmeğe kalkışırsak, en az 20-30 bin TL gider. Peki, 30 bin TL’yi nerden bulalım. Bunu, örnek olmak açısından verdim. Bütün ailelerde, aynı huzursuzluklar yaşanacaktır. Özellikle bayanlar, eşlerini sıkıştıracak ve
“Madem 9 günlük tatil var, bizi tatile götürün”
diyecekler. Para olsa
“ÂMENNA!” A
ma para yok ki götürebilsinler, zavallılar. Tatil işinde bu kadar bonkör olan hükümet, maaşlara zam konusunda o kadar eli sıkı ki, biraz kopya olacak ama işçiyi de, memuru da, emekliyi de
LİMON GİBİ SIKIYOR.
9 günlük tatil yapacak olan bütün işçilere, memurlara sorun ve deyin ki
“HÜKÜMET, TATİL Mİ VERSİN, PARA MI?”
Alacağınız cevap, kesinlikle para olacaktır. Aldıkları maaşlarıyla 30 günü bile zor getiren bordro mahkûmları için tatile çıkmak lüks değil mi! Para olmayınca, uzun süreli tatillerin ne tadı olacak.
Tatile gitmemek için PANDEMİ BAHANESİ ve Şehirlerarası yasak hikâyesi vardı. O da kalktı. 9 günlük tatil için Devlet baba emeklisine, işçisine, memuruna 15 TL bayram harçlığı verse de, uzun tatil işe yarasa, bari…
Yahu, bu ikramiye CHP’nin adeta zorlamasıyla ilk verildiğinde BİN TL idi. İlk defa verildiğinde BİN TL ile 3 ÇEYREK ALTIN ALINIYORDU.
Şimdi verilen 2 TL ile BİR ÇEYREK ALTIN BİLE ALINAMIYOR.
Bu durum karşısında, biz emekliler olarak sesleniyor ve diyoruz ki:
-KÖROLASI KEDİLER, 2 ÇEYREK ALTINIMIZI YEDİLER…