Milletçe, komplo teorilerine bayılıyoruz. Allah’ın emriyle gelen ölümlerde bile (ACABA!) diyerek şüphelerimizi dile getirmekteyiz.
Bundan bir süre önce vefat eden, Anayasa hukuku Profesörü olan ve AKP’den üç dönem milletvekili seçilen Burhan Kuzu’nun Koronaviriüten öldüğünün açıklanmasına karşılık ölümüyle ilgili komplo teorileri ortaya atılmıştı. Sasyal medyada dayer alan komplo teorilerinin bazıları şöjyle idi:
“Siz hiç Burhan Kuzu'nun koronavirüse yakalandığına dair bir haber duydunuz mu? Adam Cumhurbaşkanı başdanışmanı idi... Daha 15 gün önce Cumhurbaşkanı Sözcüsü, Saray’da görev yapan herkese günde 2 kez korona testi yapıldığını, sürekli sağlık kontrolü altında tutulduklarını söylemedi mi? Şimdi ne oldu da, bu kadar özenle korunan Burhan Kuzu bir anda koronadan öldü? İnanıyor musunuz? Bugüne kadar hapşırsa haber olan Burhan Kuzu, COVID-19'a yakalanıyor ve hiç haber değeri taşımıyor ve de bir anda paldır küldür koronadan öldü deniliyor...”
Ölümü öncesinde Kuzu’nun, uyuşturucu baronu Zindaşti’ye yataklık yapmaktan yargılanacağı ve hakkında savcılıkça dava açıldığı söyleniyordu. Yargılama olsaydı, ucu kimlere dokunacaktı, diye de istifhamlar var.
Bu ülkede, komplo teorileri çok eskilere dayanır. Cumhuriyet döneminde ilk komplo teorisi Atatürk’le ilgilidir. Mustafa Kemal Atatürk’ün de zehirlenerek öldürüldüğü konusunda iddialar vardı.
Bilindiği gibi 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın da zehirlenerek öldürüldüğü öne sürülmüş, ölümünden şüphe duyulduğu ve zehirlenmiş olabileceği teorileri ortaya atılmıştı. İddialar o kadar vahim boyutlara ulaşmıştı ki, Özal’ı zehirleyenin bizzat eşi Semra Özal olduğu dahi öne sürülmüştü!
Mustafa Kemal ATATÜRK’Ü
sözde zehirleten de silah arkadaşı ve Türkiye Cumhuriyetinin ikinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’ymüş!!!
Eski Başbakanlardan Bülent Ecevit’in de zehirlenerek öldürüldüğü iddia edilmişti. O’nu da sözde zehirleten sağ kolu Hüsamettin Özkan ve Prof. Dr. Mehmet Haberal’mış!!!
Büyük İskender, Fatih Sultan Mehmet, Cem Sultan, Napolyon, hatta Yaser Arafat’ın bile zehirlenerek öldürüldükleri iddiaları var.
Birilerinin, normal ölümleri kabullenmeyerek,
“öküzün altında buzağı aramak”
misali komplo teorileri üretmeleri, kamuoyunu meşgul etmekten ve gündemi saptırmaktan başka bir şey değildir.
Allah geçinden versin emri hak vaki olursa Abdullah Gül ve Recep Tayyip Erdoğan için de aynı iddiaların ortaya atılacağından şüpheniz olmasın.
Bir ara, İmralı sakini Abdullah Öcalan için (ZEHİRLENEREK ÖLDÜRÜLECEĞİ) konusunda da teoriler ortaya atılmıştı.
İyi ki meşhurlardan değiliz. Bizim gibi normal insanlar, zehirlenerek öldürülseler bile, arayan soran olmaz
(eceli gelmişti, öldü gitti)
derler. Hiç olmazsa, mezarımızda rahat kalırız…
ANEKDOT
Bir zamanlar, Laz kökenli olanlar normal ölümleri hoş karşılamazlarmış,
İki Laz bir araya gelmiş, aile büyüklerinin nasıl öldüklerini gururla birbirlerine anlatıyorlarmış.
İşte, 2 Laz arasında bu konudaki bir diyalog:
-Baban nasıl oldi?
-Kan davasına gitti?
-Amican nasıl oldi?
-Babamın intikamını almak için vuruşti, 3 kişiyi vurdi amma, kendisi de vuruldi!
-Ya Dayın?
-Bırak o pezevengi. Ne vurdi, ne vuruldu! Allah’ın takdiriyle hastalandi, oldi, gitti!!!