Ülke olarak içinde bulunduğumuz karmaşa, bizi birbirimize kardırmak isteyen dış mihrakların varlığı ve içimizdeki hainlerin sergiledikleri tutumlar bana bir anekdotu anımsattı. Yeri gelmişken, okuyucularımla paylaşmak istedim. İşte o anekdot:
Vaktin birinde 10 çocuğu olan bir Baba varmış. Çocuklarının adı Türk, Arap, Kürt, Laz, Çerkez, Zaza, Azer, Çeçen, Gürcü ve Tatarmış, Baba ölüm yatağına düştüğünde çocuklarını etrafına toplamış. Yatağının başucunda aynı boyda, aynı kalınlıkta bağ haline getirilmiş 10 sopa varmış. Sopa bağını önce büyük çocuğuna vermiş ve:
-Al bunu kır!
demiş.
Büyük oğlu kıramayınca, sırayla diğer çocuklarına vermiş. Çocukların hiç biri tek bağ haline getirilen sopaları kıramamış.
Bunun üzerine hasta döşeğindeki adam sopa bağından birini çıkarmış. Yine büyük oğlundan başlayarak kırsınlar diye sırayla bütün çocuklarına vermiş. Hiçbir çocuk yine kıramamış. Bu durum tek sopaya dönüşünceye kadar devam etmiş. Bütün çocuklar, kendilerine verilen tek sopaları zorlanmadan ve rahat bir şekilde kırmışlar.
Ölüm döşeğindeki yaşlı baba, çocuklarına şu ibretli tavsiyede bulunmuş:
-Çocuklarım, siz birlik ve beraberlik içinde olursanız, bu on sopalı bağ gibi olursunuz. Hiç kimse sizi kıramaz! Ama dağılır ve tek başınıza kalırsanız, işte bu tek sopa gibi olursunuz. Düşmanlarınız sizi çok rahat bir şekilde kırar, perişan ederler.
Bu anekdotla ne demek istediğimiz herhalde çok iyi anlaşılmıştır. Adına Türkiye dediğimiz bu Vatan topraklarında yaşayan bizler de birlik ve beraberlik içinde olur ve birbirimize bağlanırsak, bizi hiçbir güç yenemez. Amma birbirimizden kopar ve hele-hele kendimiz birbirimize düşürsek, düşmanlarımızın ekmeğine yağ sürer, sonumuzu kendi elimizle hazırlamış oluruz.
Kıssadan hisse alalım. Birbirimize kenetlenelim.