Türkiye’nin yığınlarla sorunları varken, Yazar geçinen bir Hanımefendi durduk yerde
Merhum KEMAL SUNAL’I
kalemine doladı. Ama öyle anlaşılıyor ki, kalemi çarşafına dolandı!
Adını yeni duyduğum Cemile Bayraktar adlı bu Bayan Yazar, Büyük Aktör Merhum Sunal için
'filmleri insan zekâsına hakaret’
cümlesini kullanmış! Kendisi yüksek düzeyde bir zekâya sahip olmalı ki, böyle bir cümle kurabiliyor.
Şimdi samimi olarak soralım. 81 milyon nüfuslu Türkiye’de Merhum Kemal Sunal’ı bilmeyen, bilip de sevmeyen var mı! Cemile Bayraktar ve benzerleri olabilir. Ancak onların da Merhumun filmlerini izledikleri belli. İzlemeseler, böyle bir tezi nasıl ileri sürecekler.
Samimi olarak söyleyeyim. Merhum Kemal Sunal’ın bütün filmlerini hem de defalarca izlemişimdir. En sıkıntılı durumlarda bile can alıcı esprileriyle hem güldüren, hem düşündüren,
YÜCE
ALLAH’IN
insanları güldürsün diye yarattığı bir güzellik!
Merhum Sunal bu şöhretini
(APTALCA BİR SURATI, AKILLICA
DEĞERLENDİRMEK)
olarak tanımlamakta.
Giyiminden, kuşamından
MÜMİNE
GEÇİNEN
biri olduğu izlenimini veren bu
HATUNA
sormak isterim.
(ÖLÜLERİNİZİ
İYİLİKLE YAD EDİNİZ)
mealindeki hâdis-i şeriften haberi yok mu. 18 yıl önce fani hayattan göç etmiş, kamuoyunun sevgisini, saygısını ve sempatisini kazanmış, topluma mal olmuş biri hakkında böyle yazılar yazmaya ne gerek var. Varsa cesaretiniz yaşanan yolsuzlukları, hırsızlıkları, vurgunları, talanları dile getirseniz ya! Ama bu biraz sıkar! Hem, YAĞCILIK YAPMAK varken, doğruları dillendirmeye ne gerek var!