Mahalli lisanlarımızdan
KÜRTÇE
ile vurgulanan güzel bir deyim vardır.
“RAHMET SER KEFENDİZ!”
deriz.
Bunun anlamı,
“KEFEN HIRSIZINA RAHMET”TİR.
Bu deyime sebep olduğu söylenen olayı anlatalım. Çünkü, bütün atasözlerinin, deyimlerin mutlaka bir hikâyeleri vardır. İşte
“RAHMET SER KEFENDİZ!”
deyiminin sebebi olan hikâye:
Öyle anlatılır ki, geçmiş yıllarda, işi
KEFEN HIRSIZLIĞI
olan biri varmış. Adına
NEBBEŞ
de denilen bu
KEFEN HIRSIZI,
yeni ölenlerin mezarlarını açar, kefenlerini çalarmış. İşte, bu kefen hırsızı, ölüm döşeğindeyken, oğlunu çağırmış ve vasiyette bulunmuş. Demiş ki:
-Oğlum, ben çok günah işledim. İş olarak sana KEFEN HIRSIZLIĞINI devrediyorum. Çünkü, başka ne bir sermayem var, ne bir hünerim. Ancak, bana rahmet okunması için Baban olarak bir vasiyetim olacak. Kefenlerini çaldığın mevtaların kıçlarına bir de kazık çakacaksın ki, millet bu durumu görüp, bana rahmet okusun!
Adam ölmüş, oğlu da vasiyeti gereği, mezarlarını eştiği ve kefenlerini çaldığı mevtaların kıçlarına birer kazık çakmağa başlamış. Bu durumu gören ve eski
KEFEN SOYUCUNUN
yerini yenisinin aldığını fark eden Şehir halkı da, eski
NEBBAŞA
gerçekten de rahmet okumağa başlamışlar. Ve
“RAHMET SER KEFENDİZ”
demeğe başlamışlar. Çünkü, eski
NEBBAŞ
hiç olmazsa, mevtalarının kıçlarına kazık çakmıyormuş. İşte,
“KEFEN
HIRSIZINA RAHMET”
okutulması şeklindeki deyimin vücut bulmasının hikmeti buymuş!
Evet ve maalesef günümüzde de kefen hırsızları var. Hem de kıçlarımıza kazık çakarlar cinsinden. Bunların babaları da NEBBAŞ MIYDI!