Fatih Arıtürk

KARDEŞLİK HAFTASI ÇERÇEVESİNDE MUHACİRİN VE ENSAR KARDEŞLİĞİ!

Fatih Arıtürk

Kutlanacak günler haftalar gani! Neredeyse yılın 365 gününe düşecek sayıda kutlanacak günlerimiz, haftalarımız vardır. Bu günler ve haftalar içinde önemli mesajlar içerenlerin de bulunduğunu kabul etmemiz gerekir. Örnek olarak 28 Nisan günü (bugün) başlayan ve 4 Mayıs gününe kadar devam edecek olan

(KARDEŞLİK HAFTASI)

gibi! Evet, bugün

(Kardeşlik Haftası)

adı altında kutlanan haftanın ilk günü. Kardeşlik denilince öncelikle aynı anne ve babadan doğma olanlar akla gelirler. Ama gerçek bu değildir. Aynı anne ve babadan olmadıkları, hatta aralarında bir kan bağı bulunmadığı halde, birbirlerine kardeşlik bağıyla bağlı olan güzel insanlarımız vardır. Bu bir gerçektir ki, kan bağıyla kardeş oldukları halde dünya malı ve hırsı yüzenden birbirlerine düşen, düşman olan, hatta birbirlerinin canlarına kıyanların haddi hesabı yoktur. Miras paylaşımı sebebiyle birbirlerine düşen, birbirlerini öldürecek kadar canileşenleri çok duyduk, çok gördük!

Oysa, sadece kan bağıyla birbirlerine bağlı olanların değil, aynı toplum içinde yer alan insanların birbirlerine tahammül etmeleri,  birbirlerini sevmeleri zorunludur. Huzur içinde yaşamanın temel kuralı budur. Özellikle aynı toplumda yaşayanların birbirlerini sevmeleri, dayanışma içinde olmaları gerekir. İnsan olmanın en büyük özelliği ve insanın en önemli görevi, karşısındaki insana iyi davranmak, hatalarından dolayı affedici olmak, hoşgörülü davranmak ve bütün insanlığın huzuru ve mutluluğu için çalışmaktır.

Kan bağı kardeşliği yanında bir de din kardeşliği, inanç kardeşliği vardır. Dinimizde kardeşlik denilince akla ilk gelen Ensar ve Muhacirin kardeşliği olmaktadır. Bilindiği gibi İslamiyet’in ilk yıllarında müşriklerden gördükleri eziyetlere tahammül edemeyerek

Peygamber efendimiz Hazret-i MUHAMMED’İN (O’na al ve ashabına salat ve selam olsun)

izin ve emirleriyle Mekke’den, Medine’ye göç etmek zorunda kalanlara Muhacirin, onları bağırlarına basan Medinelilere ise Ensar denilir. İşte, dinimizdeki gerçek kardeşliğin örneği budur. Yeryüzünde Muhacirin ve Ensar Kardeşliği gibi bir kardeşlik bir daha ne gerçekleşmiştir, ne de gerçekleşecektir.

Peygamber Efendimiz de Medine’ye hicret ettikten takribi 5 ay sonra Mekkeli Muhacirlerle, Medineli Ensar’ı bir araya toplamış, 45 Muhacir ile 45 Ensar’ı birbirlerine kardeş kılmıştı. Kurulan bu kardeşlik müessesesi çerçevesinde Medineli ailelerden her birinin reisi, Mekkeli muhacirlerden bir aileyi yanına almakta, mallarını, mülklerini onlarla paylaşmaktaydı. İşte, aralarında kan bağı olmadığı halde, yeryüzünde kurulan en gerçekçi kardeşlik bu Muhacirin ve Ensar kardeşliğidir.

Ensar ve Muhacirin kardeşliği düzeyinde olmazsa bile, Müslümanlar arasında din kardeşliği, iman kardeşliği süregelen önemli bir haslettir. Peygamber Efendimiz bir hâdis-i şeriflerinde: “Sizden biriniz kendi nefsi için arzu ettiği şeyi, mümin kardeşi için de istemiyorsa o kâmil bir mümin olamaz” buyurmuştur. Allah rızası için birbirimizi sevmek, saymak zorundayız. Kendimiz için istediğimiz hayırlı işleri, mümin kardeşlerimiz için de isteyeceğiz.

Kuran-ı Kerim’de de

“Hep birlikte Allah’ın

ipine sımsıkı sarılın”

buyrulmuştur ki, bu da kardeşliğe davettir. Yine Kuran-ı Kerim’de:

“Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah’tan korkun

ki rahmete eresiniz”

buyrulmaktadır. Bu ayet-i kerime de kardeşliğin önemine açıkça vurgu yapılmaktadır.

Peygamber Efendimizin din kardeşliğinin önemine vurgu yapan hadis-i şeriflerinden biri de mealen şöyledir:

“Müslüman, Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez. Onu düşmanına teslim etmez. Kim mümin kardeşinin bir ihtiyacını giderirse, Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Kim Müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, Allah da onu bir sıkıntısından kurtarır. Kim Müslüman kardeşinin bir kusurunu örterse, Allah da onun bir kusurunu örter”

Yine bir hadis-i şerifte mealen:

“Birbirinize buğzetmeyin, Birbirinizi kıskanmayın. Birbirinize arka çevirmeyin. Ey Allah’ın kulları kardeş olun. Bir Müslümanın, Müslüman kardeşine üç günden fazla dargın kalması helal değildir”

buyrulmaktadır

.

Evet, kan bağı kardeşliği yanında din kardeşliği, inanç kardeşliği vardır. Ama bunların hepsinden önemlisi insanlara insanca yaklaşmaktır. Hangi dilden, dinden, ırktan olursa olsun, insanların birbirlerini sevmeleri, saymaları, gerekir. Büyük Mutasavvıf Yunus Emre’nin

“Sevelim sevilelim/

Dünya kimseye kalmaz”

dediği gibi, birbirimizi sever ve sayarsak, toplum olarak huzur içinde oluruz.  Mustafa Kemal Atatürk de,

“Yurtta sulh,

cihanda sulh”

derken, insanlar arasında kardeşliğe vurgu yapmıştır.

(Kardeşlik Haftası)

çerçevesinde, 85 milyon  Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak 40 yıldan beri süre gelen bu terör sorununu kardeşçe duygularla çözümlemek dileklerimizle yazımızı noktalıyoruz!

Yazarın Diğer Yazıları