Adı üzerinde, idare etsin diye bir yere vazifelendirilen kişi demek.. Herkes idareci olabilir mi peki? Hayır elbette.. Peki ne yapmalı, ülkemizde olduğu gibi adama ve ismi göre adam mı yoksa liyakat mi önemli ya da hamili kart yakınımdır etiketi yeterli mi? Ülkemizde galiba ikincisi, üstelik her platformda böyle..
Şimdi neden böyle bir yazı yazmam gerektiğini anlatmak istiyorum.. Sevgili okurlarım, maalesef bizim ülkemizle birlikte birçok ülke futbol sevdalısı ve öyle ki bizim ülkemizde bu biraz daha tutku halini almış durumda.. Bunun farkında olan merkezi hükümet bu sevginin farkında olduğu için ve de sayın Cumhurbaşkanı futbolu bilen ve içinden gelen bir insan olduğu için spora ve özellikle futbola büyük yatırımlar yapılması için ön ayak oldu.. Gerçekten başarılı bir ortam oluştu ve bütün illerimizdeki stadyumlar eskiye oranla mukayese edilemeyecek oranda güzelleşti.. Bu konuda emeği geçen yetkilileri kutluyorum.. Peki eksik olan ne? Bizim futbolumuz her geçen gün neden geriliyor? Bakın önümüzdeki senelerde bırakın Şampiyonlar Ligini UEFA kupasında bile esamemiz okunmayacak.. Takımlarımız Avrupa'ya hasret bir şekilde kendi ligimizde oynayıp birbirimizi baltalamaya devam edeceğiz..
Şimdiden 11. sıraya düştük 12. ve üstü olursak şampiyon olan takımımız sittin sene tur atlayıp gruplara kalamayacak ve hal böyleyken hala popülist yaklaşımlarla her alanda futbola siyaset müdahale ederek olayları kendi ekseninizde değerlendiriyorsunuz.. Misal mi istiyorsunuz? Geçen sezon Trabzonspor'a yapılanlar ortada.. Ünal hocaya yapılanlarla takımın bozulan ahengini nasıl izah edeceksiniz? İyi bir Beşiktaş taraftarı ve Beşiktaş'ın Divan Kurulu Üyesi olduğumu birçoğunuz bilir ama, yiğidin hakkını yiğide verelim.. Geçen sezon ve önceki sezon Fenerbahçe'ye yapılanları insanlar görmüyor mu zannediyorsunuz? Neden peki.. Çünkü Fenerbahçe dik durdu ve sisteme itiraz etti, tek başına koçlar gibi mücadele etti, alayınız gelin topunuzla tüfeğinizle gelin dedi.. Daha önceki başkan Aziz Yıldırım bey, bu uğurda hapis yattı.. Şimdi ki başkan Ali Koç bey de koç gibi mücadele ediyor.. Niye peki? Bir şeyler anlatmaya çalışıyorlar, siyaset futboldan elini çeksin diye.. Görüyorsunuz bu sene Fenerbahçe gemileri yaktı ne TFF ne de başka bir şey tanımıyor.. Ceza alacağını bile-bile oyunu kurdu şampiyon olur-olmaz onu bilemem, yalnız ben bir sporsever olarak takdirle karşılıyorum.. Peki neden oluyor bunlar? Çünkü sistem böyle istiyor ve Nihat Özdemir başkanlar gibi futbolu bilmeyen insanlar başa getirilip ne denilirse o yapılsın denilerek verilen emirleri ve vazifeyi yerine getiren insanlar seçiliyor.. Bu seçilen insanlarda demiyor ki efendim ve inşaatçıyım demirden-çimentodan anlarım, havalimanı, köprü, asfalt benim işim ama futboldan anlamam diye.. Baş üstüne diyerek görevi alıyorlar ve sonra durum gördüğümüz üzere ortada zaten..
Bu sadece Nihat Özdemir’le alakalı bir durum değil, örnek olarak TFF’yi gösterdim.. Bütün illerde durum aynı, şehirlerde valiler, belediye başkanları, şehrin milletvekilleri ve üst düzey ne kadar il de görevli varsa hemen hepsi futbolun içinde ya yönetici olmuş.. Bunlar bıraksın biz geçelim diye bekleyenler peki neden diye hiç düşündünüz mü? Gayet basit, futbolla şampiyonluk yaşayıp yukarıdakilere biz buradayız, iyi bir yerden milletvekilliği ya da Bakanlık, Müsteşarlık ve her neyse, yani kendisi için istemiyor da sadece memleket aşkı, yersen tabi..
Üstelik sorsan futbol oynadı mı diye, tabii ki okul takımında oynadım, bizim amatör takım vardı fırtına gibiydi ve herkesi yeniyorduk hatta bir defasında beni Beşiktaş'a istediler babam vermedi, veyahut tam transfer olacaktım ki beni seyretmeye gelmişlerdi maçta ayağım kırıldı.. Yersen tabii.. Sende diyemezsin ki arkadaş ne kadar çok ayağı kırılan varmış.. Yahu adam gibi söylesene evet oynadık ama futbolcu olmak kolay değil, meziyet ile birlikte hem çok çalışacaksın hem de iyi bir dayın olacak gerisi hikaye.. Her neyse, konumuza dönersek futbol aslında çok bilimsel ve sadece sahada oynanan bir spor değildir, bütün takım sporlarında olduğu gibi birçok faktör içeriyor.. Öncelikle iyi sporcuların yetişmesi için iyi hocalar yetiştirebilmeli ve bu insanlara güvenip sabretmeliyiz.. Bu işin sportif kısmı.. İdari kısmı ise çok değişik boyutta, öncelikle bir an evvel bütün profesyonel takımlar anonim şirket olup, şirketlerin bir sahibi ya da grubu olmalı.. Şöyle bir düşünelim, bir şirket sahibisiniz işyerinize bir makine veya bir eleman alacaksınız, aldığınız elemanın ücretini siz vereceğiniz için hem en iyisi hem de en çalışkanıyla birlikte bütçeniz ölçüsünde değerlendirir buna göre bir araştırma yaparsınız.. Zira paranızın heba olmasını istemezsiniz.. Oysa dernekler kanununa göre idare edilen futbol kulüpleri, arkalarına kendi seçtikleri bir takım delegeleri alarak istedikleri kararları almalarına neden oluyorlar.. Mesela size Beşiktaş'tan bir örnek vereyim, bu sene Karagümrük’e satılan futbolcu Enzo Roco Beşiktaş'tan yıllık 1 milyon 400 bin Euro para alıyordu.. Peki Karagümrük’e kaç paraya imza attı dersiniz? Sadece 400 bin Euro'ya.. Peki aradaki fark ne oldu derseniz, fark falan yoktu zaten, futbolcu o kadar alıyordu yoksa 1 milyon Euro farkı bırakıp gider miydi, gitmezdi elbette.. Peki sebep ne öyleyse derseniz, aradaki fark kulüp başkanı ve simsar dediğimiz menajerler tarafından paylaşılıyordu.. Öyle olmasa başkan paralar nerede diye sorulur muydu? Üstelik bu bir futbolcu örneği ve bütün kulüplerde üç aşağı beş yukarı böyle, şirket olanlar ve bu şirketin sahipleri kendi paralarını çalamayacakları ve kimsenin de bunu yapmasına müsaade etmeyecekleri için şirket olanları kapsamaz tabii..
Futbol, kendi içinde yeni bir yapılanma kurmalı, Almanya büyük bir örnek olarak ele alınmalı ve her yönden araştırılarak plan-program çerçevesinde geç kalınmış olsa da bir an evvel harekete geçip, önce yeni spor kulüpleri altyapısı hazırlayıp geleceğimizi inşa etmek, tüzük hazırlamak ve bununla birlikte eğer şirket olmamış ve dernekler kanununa göre idare edilen bir kulüp ise başkan ve yöneticilere bir kota getirilip eğer sizin döneminizde kulüp borçları artarsa mesul olarak sizin ödeme yapmanız gerekecek denilirse bakın ortada bir tane bile onun, bunun hakkını yiyen idareci ya da başkan kalacak mı? Şimdi olduğu gibi yönetime girmek ve başkan olmak için araya adamlar koyacaklar mı, hiç sanmam.. O zaman da gerçekten bu işi bilen ve futbolun içinden gelen insanlar devreye girecektir başka çaresi yok.. Bakın Avrupa'daki birçok örnekte bizim futbolcularımız var ve özellikle Avrupa'nın batısı Türk futbolcularla kaynıyor ve her ülkede milli takımlar düzeyinde Türk asıllı futbolcular var.. Peki onlar da oluyorsa bizim ülkemizde niye yetişmiyor? Çünkü sistem kabul etmiyor..
Buna tahammülümüz yok biz parayı verelim Avrupa'da isim yapmış ama son demlerini yaşayan futbolcuların olduğu bir lig olsun istemediğimiz için, bugünden sonra da mecburiyetten de olsa kendi evlatlarımız ve içimizde yetişmiş hocalarımız, futbolun içinden gelmiş idarecilerimizle yetiştirecek olduğumuz hak yemeyen hakemler, tarafsız gözle yorum yapan gazetecilerle birlikte futbolun asli unsurları gerçek sporseverlere başarıya ulaşmamamız için hiç bir neden yok.. Bizde i potansiyel var Allah'a şükür ve tek yapmamız gereken çalışmak, sabır ve liyakat sahibi insanları bulup çıkarmak gerisi Allah kerim sağlıcakla kalın…