Taşına, toprağına, bayrağına kurban olduğum memleketimin üç dilli kardeş şehrimin güzel insanlarına selam ve saygılarımla…
Bir kaç gün önceki yazımda belirtmiştim ve şimdi yine yazma ihtiyacı hissettim.. 10 gün önce tahliyeler ile ilgili olarak; hapishaneler çok doldu ve bir kaç hatırı sayılı insan için çıkarılan infaz yasası nedeniyle henüz tahliyeler bir hafta olmuşken yaşanan durum ortada..
Bir memlekette karısını öldüren adam, diğer bir yerde oğlunu öldürüp üstüne bir de yakan bir baba müsvettesi, diğer yanda hırsızlık olaylarının başlaması.. Bundan sonra olacakları hep beraber izlemeye başlayacağız.. Rahşan affında da aynı olayları yaşamıştık, şimdi bir başkası.. Herkes aynı değildir elbette.. Bu infaz düzenlemesini çıkaranlar aynı suçu bir kaç kez işlemiş bir insandan nasıl ıslah olmasını beklerler.. Adamın biri şu ya da bu, dışarı çıkınca yapabileceği başka bir şey yokken, bu suç makinelerini salıvermek niye.. Şöyle bir düşünelim; gayrimeşru hayat yaşamış bir insan, nasıl olur da normal insanların çalışabilecekleri ortamlara girip çalışsınlar.. Ne kadar iyi niyetli insanlarsınız, bu tür suç makinesi olmuş insanların bir fabrikaya ya da bir işyerine girip adam gibi çalışacaklarını mı zannettiniz? Üstelik iş bulup çalışmak isteseler bile bir kaç kez cezaevine girip çıkmış bir insana kim iş verir? Mahkûm kontenjanından iş buldunuz diyelim.. Bir kaç kişi hariç kimler çalışacak? Öyle ya, adam alışmış onun bunun hakkını gasp edip ailesine ve topluma zarar verip bir asalak gibi yaşamaya.. Şimdi yine canlar yanacak ve yine ocaklar sönecek.. Umut ederim ben yanılırım ve yanılırsam sizlerden özür dilemeyi memnuniyetle yaparım, hem de seve-seve.. Lakin bir insanın canı dahi yansa sebebi bu infaz yasasını hakkı olana gerçekten öyle veya böyle başına hasbelkader bir olay gelmiş insanları ayırsaydınız.. Bundan sonrası nasıl olacak bilmiyorum ama, konuştuğum insanlar ve haberlerdeki görüntüler hiç de iç açıcı değil, yine söylüyorum inşallah ben yanılırım…