(ADALET)
denilince, akla gelen ilk isim Hazreti Ömer’dir. İslam dininin bu ikinci Halifesinin adaletini anlatan çok sayıda anekdotlar vardır. Bunların arasında
BEYT-ÜL MALE (Devlet Hazinesi)
gösterdiği titizliği dile getirenler arasından ikisini nakletmeyi uygun bulduk.
Birinci anekdot:
Hazret-i Ömer, bir gece makamında iken sahabe-i kiramdan biri ziyaretine gelir, selam verir. Hz. Ömer verilen selamı almaz. Sahabe efendimiz, müsait bir yere oturur.
Bu sırada Hz. Ömer işiyle meşguldür. Sahabe beklemeye başlar. Hz. Ömer ise bir müddet daha çalışmaya devam eder. İşi bitince, mumu söndürüp başka bir mum yakar. Sonra gelen dostunun selamını alır. Konuşmaya başlar.
Sahabe sorar:
-Ya Ömer, niçin hemen selamımı almadın? Sonra niçin bir mumu söndürüp diğer mumu yaktın ve ondan sonra benimle konuşmaya başladın?
Hazreti Ömer cevap verir:
-Evvelki mum, devletin hazinesinden alınmıştı. O yanarken özel işlerimle meşgul olsaydım Allah indinde mesul olurdum. Seninle devlet işi konuşmayacağımız için kendi cebimden almış olduğum mumu yaktım. Ondan sonra seninle meşgul olmaya başladım.
Sahabenin gözleri yaşarır, ellerini kaldırarak şöyle dua eder:-
-Ya Rabbi! Hattab oğlu Ömer'i bizim başımızdan eksik etme!
***
İkinci anekdot:
Hazret-i Ömer, bir gün evine gittiğinde muhterem zevcesinin üstünde yeni bir entari görür, nasıl aldığını sorar. Zevcesi, cevap verir:
-Ev harçlığı için verdiğin akçelerden kısarak biriktirdim. Öyle aldım.
Hazret-i Ömer, hazinenin maaş dağıtımıyla ilgili görevlisine gider ve talimat verir:
-Bana verilen maaş ihtiyacımdan fazlaymış. Bu kadarını kıs!
***
Kendilerini, Hazret-i Ömer ile mukayese edenler varsa, duyurulur….